Türkiye kadar bir ‘obruk’: Zombi monarşistler kararlı!
Olması için değil, tabloyu açıklıkla tarif edebilmek için söylüyoruz bunu: Topraklarında emperyalist ülkelerin askerleri, askeri uzmanları, tekelleri, hatta atom silahları kol gezen bir ülkeye neden hukuk cinayetleri gerekçesiyle ayar versinler ki? Sabah o unutulmaz Deniz Gezmiş’in yolunda olduğunu söyleyebilen, akşam ise ülkenin en büyük tekelinin önünde taklalar atan, faşist partinin de tuhaf başkanıyla muhabbeti koyultan bir muhalefet liderinin Newsweek’te NATO güzellemeleri yayımladığı topraklardayız.
Emperyalist sistem için tüm bu olup bitenler normaldir.
Yapılanlar Batı demokrasilerinin fıtratına sığmıyorsa, başka hiçbir şeye sığmaz ki.
Dolayısıyla Türkiye’de iktidarın uygulamalarına yasak savma kabilinden girilen habercikleri, sözde yorumları, bazı politikacıların “Ayıptır, yapmayın, etmeyin!” türünden cilvelerini bir kenara bırakalım. Berlin’in hegemonyası altındaki Avrupa Birliği üyelerinden somut bir müdahale veya engel kesinlikle gelmemiştir. Gelmez de.
Ama çok yakın bir gelecekte, belki yarın veya öbür gün, istemeden de olsa, emperyalistlerin ayaklarına basmaya başlarsa Ankara’daki İslamcı iktidar, feryat figan itirazları görebiliriz. İslamist Ankara’nın böyle bir şey yapmayacağı kesin, iktidarıyla ve muhalefetiyle emperyalist politikalara biat ettikleri görülüyor. Ama “Osmanlı’ya Dönüş”ü bu satırların yazarı 3 Kasım 2002 gecesi yazmış ve hemen ardından Cumhuriyet Hafta’daki köşesinde yayımlamıştı. Hatta başlığa bir sıfat daha ekleyerek 2008’de kitap olarak yayımlamıştı. Epey soruşturma geçiren bir kitaptır. Demek ki geleceği görebiliyoruz. Türkiye’nin gerçek ilericileri, sosyalistleri, bağımsızlıkçı, eşitlikçi, laik aydınları, yurtseverleri için bu yaşananlar şaşırtıcı değildir.
Biliyorlardı, biliyorduk işin buraya varacağını.
Oyun bitti ve biz yeni bir oyun başlatmak zorundayız. Cumhuriyeti kurtarmak ve onu aydınlanmacı bir emekçi cumhuriyeti halinde yenilemek amacıyla, eşitlikçi, özgürleştirici ve komşularımızın sınırlarını ihlal etmeden, emperyalizmin damarına basmayı mutlaka göze alarak…
Olmaz mı?
Eğer olmazsa, Türkiye de olmaz.
Olmasın diye çalışıyorlar zaten ve büyük mesafe kaydettikleri anlaşılıyor.
AVRUPA’DA FAŞİZMLER YENİDEN GÜNDEMDE
Ancak Türkiye’nin göbeğinden bağlı olduğu Almanya Avrupası’nda da işler yolunda gitmiyor. Yeni ve açık bir faşist iktidara doğru yönelmiş bir kıtadır önümüzdeki.
Sürekli vurguluyoruz, İtalya’da faşizmin mirasçısı bir iktidar var. Avusturya, Hollanda, Fransa ve -en önemlisi- Almanya’da kamuoyu araştırmaları bugün seçim olsa birinci partinin aşırı sağ (faşizan) partiler olacağını gösteriyor.
Sosyal demokratların, yeşillerin, hatta kendisine sosyalist diyen ama en büyük korkuları sosyalizm olan “sol” partilerin Rusya düşmanlığıyla yeni bir militarizmin militanlarına dönüştüğünü görüyoruz.
Fakat iç ilişkileri hiç iyi değil. Örneğin, Fransa’nın en büyük korkusu, komşu Almanya’nın 2029’a kadar yıllık savunma bütçesini 150 milyar avroya çıkarması artık. Bu kalem, kendi nükleer silahlarına sahip olan Fransa’nın uzun bir süredir Almanya’yla başa çıkabildiği tek kalemdi. Bu savunma bütçesi, Fransa’nın savunma bütçesinin iki katı olacak ve Paris, özellikle ortak savaş uçağı projesinden (FCAS) çekilen Berlin hakkında iyi düşünemez oldu.
Bu, ne anlama mı geliyor?
Şu: Avrupa demokrasisi içinde korkutucu sürtüşmeler de kapıdadır.
Tamamı:
https://12punto.com.tr/yazarlar/osman-cutsay/turkiye-kadar-bir-obruk-zombi-monarsistler-kararli-141420
YENİ POSTA- FRANKFURT
FOTO: Markus Spiske – Unsplash kaynaklı görselden yararlanılmıştır