Ortadoğu’daki savaş: Avrupa üzerinde baskı artıyor

Ortadoğu’daki savaş: Avrupa üzerinde baskı artıyor
Yayınlama: 20.10.2023
57
A+
A-

Radikal İslamcı Hamas’ın İsrail’e saldırısı ve İsrail ordusunun buna verdiği yanıt dolayısıyla pek çok kişi bölgede gerilimin daha da tırmanmasından endişe ediyor.

AB, hızla ve net bir tutum sergileme baskısı altında. Avrupa basınındaki yorumlar, Brüksel’in ve üye devletlerin karşı karşıya olduğu büyük zorlukları gözler önüne seriyor.

LE MONDE (Fransa)

Brüksel bir karar vermeli

Le Monde Avrupa muhabiri Philippe Jacqué, şiddet tırmanışa geçmişken AB’nin net bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtiyor: “Brüksel’deki diplomatlardan biri ‘Avrupa’da meseleye dair üye devlet sayısı kadar farklı tutum olduğunu’ hatırlattı. İsrail’i şartsız destekleyen ülkelerden, çok daha eleştirel bir ilişki sürdüren ve daha ziyade barış süreciyle ilgilenen başka ülkelere kadar, diplomatik tutum yelpazesi hayli geniş. … Gazze’de şiddet döngüsünün yeniden canlanması, Avrupalıları komşuları sayılan bölgede diplomatik bir tavır takınmaya zorluyor. Çünkü savaş ve insani felaket tehdidinin kıta üzerinde doğrudan etkisi olabilir.”

LA STAMPA (İtalya)

Yegâne gerçek çözümü geciktirmeyin

Filozof Massimo Cacciari, La Stampa’da bir istekte bulunuyor: “Bugün Hamas’ın saldırısı ve İsrail’in tepkisi sonrasında -savaşın kontrol edilemez bir şekilde yayılması riskini almadan- yegâne çözümün ötelenebileceğine inanmak çılgınlık olur: İsrail devletinin net ve nihai olarak tanınması karşılığında, İsrail’in işgalini sürdürdüğü topraklarda BM kararlarıyla tanımlanmış gerçek bir Filistin devletinin kurulması. … İsrail işte böyle savunulur, hükümetlerini ne yaparlarsa yapsınlar eleştirmeden ve koşulsuz destekleyerek değil.”

CORRİERE DELLA SERA (İtalya)

İçerideki bölünmeler

Corriere della Sera, Ortadoğu’daki savaşın Avrupa toplumları içindeki gerilimleri de körüklemesinden endişe duyuyor: “Kilit ülke Fransa. Ülkedeki on havaalanı kapalı. Versay Sarayı gibi Louvre Müzesi de terör alarmı yüzünden üç kez boşaltıldı. … Emmanuel Macron’un ülkesinde altı milyon Müslüman var ve bunların büyük bir kesimi zaten hayli öfkeli. Le Pen ile Zemmour arasında değişen tonlarda yüzde 30’un üzerinde de bir aşırı sağ var. Kendimizi kandırmayalım: Egemenlikçi (sanki Macron değil) ve küreselleşme karşıtı olabilirler; ancak Le pen ve Zemmour’un partileri -ki ikincisinin adının Reconquête [Yeniden Fetih] olması tesadüf değil- göçten ve bilhassa da İslami göçten besleniyor.”

EL PAÍS (İspanya)

Ahlaki otoritemiz tehlikede

El País, Ursula von der Leyen’in İsrail ziyaretini eleştiriyor: “Kimi hükümetler düşüncelerinin temsil edilmediğini hissettiler ve şunu açıkça ifade ettiler: Hamas’ın saldırıları mutlaka kınanmalı, ancak İsrail meşru gerekçelerle kendini savunurken uluslararası hukuku da gözetmeli. … Almanya için, İsrail’in güvenliği bir devlet meselesi. İspanya’da İsrail büyükelçisi, hükümet üyelerini Hamas’la müttefik olmakla itham etti. La France Insoumise, Hamas’ı terör örgütü olarak görmüyor. Mevzu bir kültür savaşına döndü. AB Konseyi daha yeni müşterek bir tutum belirledi. … AB, Gazze’nin su temininin kesilmesini kınamazsa, ahlaken bir otorite olma vasfını yitirir. Von der Leyen’in bozduğu dengeyi yeniden kurmamız gerekiyor.”

EL MUNDO (İspanya)

İspanya solu

Avrupa’nın birliğinin altını oyuyor El Mundo, Podemos’lu Sosyal Haklar Bakanı Ione Belarra’nın Filistin yanlısı gösteriler düzenleme çağrısında bulunmasını skandal olarak nitelendiriyor: “Ortadoğu’daki savaşın ciddiyeti, Avrupa’da yeni bir cihatçı saldırı dalgası tehlikesi ve AB Dönem Başkanlığı görevi, bu çatışmada İspanya’yı öncü bir rol üstlenmeye zorluyor. … Hamas’ın saldırısına maruz kalan bir ülkeyle ihtilafa düşen ilk Avrupalı ortak olmamız kabul edilemez. … Aşırı solun hükümetteki varlığı, İspanya’nın uluslararası itibarına gölge düşürüyor ve Avrupa’nın önemli başkentlerinin tutumuyla ters düşüyor. Brüksel’deki cihatçı saldırının ardından Avrupa’da terör tehdidinin arttığı bir dönemde, ihtiyacımız olan şey demokratik birliktir.”

DER STANDARD (Avusturya)

Antisemitizme karşı sert tedbirler alınmalı

Der Standard, gösteri yasağı tartışmaları bağlamında Almanya ve Avusturya’da siyaset ve toplumun antisemit aktivistleri engellemesi gerektiğini savunuyor: “Hamas’ın İsrail’e yönelik uzun süredir planladığı terör saldırısından bu yana, Almanya ve Avusturya’da antisemit ve İsrail karşıtı eylemlerin sayısı birden arttı. Üstelik Almanya’da açıklanan yeni resmi veriler, bu eylemlerin bir önceki yıla kıyasla üç kat artmış olduğunu gösteriyor. … Siyaset ve toplum, antisemit aktivistleri engellemeli ve demokratik hukuk devletinin sağladığı tüm yasal araçlarla onlarla mücadele etmeli.”

DNEVNİK (Slovakya)

Almanya’nın sıkıntılı tartışma kültürü

Dnevnik’e göre, filozof Slavoj Žižek’in Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılışında gerçekleştirdiği konuşmada Hamas’ın terör saldırılarını kınarken Filistinlilere de kulak verme çağrısında bulunduğu için ağır eleştiriler alması, meselenin Almanya’da nasıl tartışıldığının göstergesi: “Almanya Kültür Bakanı Claudia Roth [konuşmasında] fuarın hangi mesajı verdiğini net bir dille belirtti: Ona göre kitap fuarı sanki bir demokrasi forumu, güvenli bir tartışma yeri değil de kolektif suçluluk duygusuyla yüklü Alman siyasetinin bir elçisiydi. Ardından Žižek geldi ve şaşkın ziyaretçilere Filistinlilerin Hamas demek olmadığını anlattı. … Tartışmalar, ancak karşıt bakış açılarının da ifade edilebildiği anlarda gelişebilir. … Demokrasiler de bir tartışma gelişebiliyorsa işleyebilir. Žižek’e müteşekkir olmalıyız.”

YENİ POSTA – BRÜKSEL

KAYNAK: https://www.eurotopics.net/tr/309388/ortadogu-daki-savas-avrupa-uezerinde-baski-yaratiyor

FOTO:  Craig Manners  Unsplash