Almanya’da ana dil yayınları için isyan
Almanya’da bir dönemler “Köln Radyosu” olarak bilinen Türkçe yayınlar başta olmak üzere, birçok göçmen topluma yönelik ana dilde yayınların sonlandırılmasına yönelik planlara karşı büyük tepki var.
Almanya’daki Türkiye kökenli toplumun hafızasına “Köln Radyosu” olarak yerleşmiş olan Türkçe radyo yayınlarını da çatısı altına alan COSMO programının sonlandırılması hazırlıklarına karşı tepkiler büyüyor.
Geçtiğimiz hafta, Batı Alman Radyo Televizyon Kurumu’nun (WDR) “yeniden yapılandırma” gerekçeli bir planı kapsamında, Almanya’daki göçmenlere yönelik 1960’lı yıllardan bu yana devam eden ve WDR’in COSMO programı çatısı altında yapılan ana dil yayınlarına 1 Nisan 2027’den itibaren son verileceği ortaya çıkmıştı.
WDR Türkçe servisinde çalışan muhabirler, yaptıkları ortak açıklamayla bu planın “ülkede Almanca’dan başka dilleri konuşan milyonlarca kişinin kamusal alandaki sesini azaltacağı”na dikkat çekerek, bu yayınları kaldırmak yerine koruma ve geliştirme çağrısında bulunmuşlardı.
Bu arada “COSMO’yu Yaşatalım!” çağrısıyla başlatılan kampanyayı imzalarıyla destekleyenlerin sayısı da 100 bini geçti. https://innn.it/savecosmoradio adresinde yayınlanan çağrıyı imzalayanlar arasında kültür, sanat, siyaset ve medya dünyasından çok sayıda tanınmış isim de yer alıyor.
ANADİL YAYINLARI
Son olarak Almanya’nın çeşitli yerlerinden 500’den fazla göçmen örgütü, girişimiyle kültür, bilim ve siyaset dünyasından bireyler, içinde WDR’in de yer aldığı kamusal yayın kurumu ARD’ye (Almanya Radyo ve Televizyon Kurumları Kamusal İşbirliği Örgütü) yönelik ortak bir açıklama yayınlayarak “kültürlerarası ve çok dilli COSMO programının” sona erdirilmesini kabul etmediklerini duyurdular.
Ortak açıklama, kamuya açık bir mektup olarak ARD bünyesindeki tüm yayın kurumlarının genel yayın yönetmenlerine gönderildi.
Göçmen kökenli medya çalışanlarıyla Almanya’daki çok kültürlülüğü önemseyen Alman gazetecilerin ortak örgütü NdM’nin (Neue deutsche Medienmacher*innen – Yeni Alman Medya Çalışanları) girişimiyle başlatılan kampanyaya, Almanya’daki çeşitli ülkelerden ve kültürlerden göçmenlerin ülke çapında örgütlü çatı örgütlerinin yanı sıra gazeteci örgütleri, siyasi partiler ve göç konusunda uzman bilim insanları da destek veriyor.
Almanya’da yaşayan insanların dörtte birinden fazlasının göç bağlantısı olduğuna işaret edilen çağrıda, “COSMO programının kapatılması yerine, güçlü ve ülke genelinde yayın yapan ortak bir ARD programına dönüştürülmesi” talep ediliyor.
ARD’nin, ülkede aşırı sağın güçlendiği bir dönemde “en çok ihtiyaç duyulan yerde geri çekildiği”ne işaret edilen çağrıda, ana dil yayınları “toplumsal kutuplaşmaya karşı vazgeçilmez bir alan” olarak değerlendiriliyor. Çağrıda, “COSMO’nun ortadan kalkması durumunda, farklı bakış açılarına açık tek kültürlerarası ve çok dilli alan küçülecek, dezenformasyona karşı önemli bir koruma mekanizması zayıflayacak” uyarısında bulunuluyor.
ARD’yi sivil toplum kuruluşlarıyla diyaloğa davet eden çağrıda yer alan üç temel talep de şöyle:
“1. Tasfiye Değil, Geliştirme
COSMO, ülke çapında yayın yapan bir ARD işbirliği programı olarak geliştirilmelidir.
Çeşitlilik içeren bir toplum için modern ve çok platformlu bir medya hizmetine dönüştürülmelidir.
Buna kamu yayıncılığında ana dilde yapılan yayınların görünür ve duyulur olmaya devam etmesi de dahildir.
- Erişim Konusunda Şeffaflık
ARD, göç kökenli nüfusa gerçekten ulaşıp ulaşmadığını ve bunu hangi yöntemlerle ölçtüğünü açıklamalıdır.
- Kurumsal Düzeyde Yer Verilmesi
ARD, çoğulcu göç toplumunun genel kurumsal stratejisinde hangi rolü oynadığını net biçimde ortaya koymalıdır.”
HER ZAMANKİNDEN DAHA ÖNEMLİ
Ana dil yayınlarının kaldırılması yerine korunması ve desteklenmesi çağrısına destek verenlerin değerlendirmeleri de şöyle:
Gökay Sofuoğlu (TGD – Almanya Türk Toplumu Başkanı)
“COSMO’nun kapatılması yönündeki planlar, toplumsal dayanışma ve karşılıklı anlayışın her zamankinden daha önemli olduğu bir dönemde yanlış bir sinyaldir. Göç toplumundan ve göç toplumu hakkında daha fazla hikâyeye ihtiyacımız var, daha azına değil.”
Prof. Dr. Naika Foroutan (Berlin Humboldt Üniversitesi)
“COSMO kaybolursa yalnızca medya çeşitliliği kaybolmaz. Aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin birbirini görebildiği ve anlayabildiği alan da küçülür.”
Anastasia Sudzilovskaya (BVRE – Rusça Konuşan Veliler Birliği Genel Müdür Yardımcısı)
“Her gün sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden ebeveynlere ve çocuklara dezenformasyon ulaşıyor. Buna karşı yoğun mücadele veriyoruz. ARD bizi bu mücadelede yalnız bırakamaz. Çok dilli ve güvenilir bilgi kaynakları temel bir kamu hizmetidir.”
Karim El-Helaifi (NDO – Yeni Alman Örgütleri Genel Müdürü)
“Medyada görünür olmak eşit katılımın ön koşuludur. COSMO’nun kaldırılmasıyla toplumun dörtte birinden fazlası kamu yayıncılığındaki sesini kaybedecektir. Bu durum yayıncılık görevinin temel mantığıyla çelişmektedir.”
Kelly Laubinger (Schleswig Holstein Sinti Birliği Genel Müdürü)
“Görünmezliğin ne olduğunu biliyoruz. Çoğunluk kurumlarının bazı topluluklara hitap edilmesine gerek olmadığına karar vermesinin ne anlama geldiğini de biliyoruz. COSMO bunun istisnasıydı. Korunması gereken bir istisna.”
Karen Taylor (BKMO – Göçmen Örgütleri Federal Konferansı Başkanı)
“Biz olmadan işleyen bir demokrasi, fırsat eşitliği ya da herkes için refah olmaz. Bizim için değil, bizimle birlikte program yapın.”
Elena Kountidou (NdM – Yeni Alman Medya Çalışanları Genel Müdürü)
“500’den fazla kuruluşun çağrısı açıkça gösteriyor ki ARD, COSMO’nun sona ermesini göze alamaz. Genel programlarda çeşitlilik bir tercih değil, zorunluluktur. Çoğulcu bir toplumun dilsel ve kültürel olarak kendisini ifade edebileceği kalıcı bir alana ihtiyacı vardır. Tasfiye yerine şimdi ülke çapında bir büyüme ve güçlendirme süreci gereklidir.”
KÖLN RADYOSU
Almanya’ya Türkiye’den işgücü göçünün başlamasından kısa bir süre sonra, 1964 yılında WDR bünyesinde başlatılan “Köln Radyosu”, ilk dönemlerde Türkiye kökenli göçmenler için en önemli ve tek haber ve bilgi kaynağıydı.
Benzeri bir durum diğer Güney Avrupa ülkelerinden gelen göçmenler için de geçerliydi. Onlara yönelik de ana dil yayınları yapılıyordu.
Zamanla Türkiye’den gazeteler Almanya’da baskı ve dağıtıma geçti. Ardından Türkiye merkezli radyo ve televizyon yayınlarına erişim kolaylaştı. Daha sonra Almanya merkezli Türkçe medya da yaygınlaştı ve Almanya’da oldukça renkli bir Türkçe medya ortamı oluştu.
Ancak bir süre sonra “COSMO Türkçe” adını alan WDR’in Türkçe yayınları, yayın süresi ve formatına yönelik tüm müdahalelere rağmen, hem kalite hem de zengin içerik açısından Almanya’daki Türkçe haberciliğin güçlü bir temel direği olma özelliğini hep korudu.
WDR’in “yeniden yapılandırma” planı uygulamaya geçerse, COSMO programı kapsamındaki Türkçenin yanı sıra Kürtçe, İtalyanca, Sırpça, Boşnakça ve Hırvatça olarak yapılan diğer ana dil yayınları da sonlandırılacak.
Kamuya açık çağrıya ve destekleyen 500 kurum ve kişinin listesine aşağıdaki linkten ulaşmak mümkün:
GÜRSEL KÖKSAL – FRANKFURT