Filistin kefiyeli Anne Frank resmi tartışma yarattı: Antisemitizm mi?

Filistin kefiyeli Anne Frank resmi tartışma yarattı: Antisemitizm mi?
Yayınlama: 21.01.2026
4
A+
A-
Omuzunda Filistin puşisi (kefiye) ile iPad’de anılarını yazan Anne Frank resmi, yeni tartışma ve cepheleşmelere yol açtı. Potsdam’daki Fluxus+ Müzesi’nde sergilenen Yahudi soykırımı (Holokost) kurbanının bu resmi şiddetli eleştirilere neden oldu.

Antisemitizm şüphesi mi, yoksa sanat özgürlüğü mü? Savcılık şu anda bir suç duyurusunu inceliyor. Yahudi örgütleri öfkeyle tepki gösteriyor. Ancak müze yönetimi portreyi kaldırmamakta kararlı görünüyor.

Alman-İsrail Derneği Başkanı Volker Beck, Potsdam Müzesi’ndeki tartışmalı serginin yapımcıları Fluxus+ Müzesi’ni Yahudi soykırımını hafife almakla itham etti. Beck, Alman Basın Ajansı’na yaptığı açıklamalarda, bu sanat eserinin Holokost’ta yaşanan zulmü görmezden geldiğini, kurbanların acılarını önemsizleştirerek alay ettiğini ve böylece onların onuruna ve anısına hakaret ettiğini ileri sürdü. Sergi düzenleyicileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da belirten Beck, Anne Frank’ın bu resminin, bir Holokost kurbanını ulusal kurtuluş mücadelesinde bir Filistinli veya Filistin yanlısı bir aktivist haline getirdiğini ileri sürdü. Beck, böylece soykırımdaki (Shoah) zulmün sahiplerinin ve o koşulların inkâr edildiği eleştirisini yöneltti. 

YORUMLAR ÇOK FARKLI

Yeşiller Partisi eski üst düzey politikacılarından Beck’e göre resmin bir mesajı var ve şunu ima ediyor: “Anne Frank’ın Naziler tarafından gördüğü muameleyi Filistinliler de İsrailliler tarafından görüyor ve Gazze Savaşı Filistinlilere karşı bir Holokost’tur artık.”

Tartışmaya tepki olarak, müze yönetimi kasım ayı sonunda Anne Frank’ın resminin yanına bir açıklama ekledi. Açıklamada, “Holokost kurbanı olarak onun anısı sadece Shoah’nın hatırasını temsil etmekle kalmamakta, aynı zamanda şiddeti kınamanın evrensel sembolü haline gelmektedir“ denildi.

İsrail Büyükelçiliği ise Platform X’teki eleştirilerinde, şu ifadelere yer verdi:  “Bu maalesef kültür sahnesindeki eğilimlerin tipik bir örneğidir: Sanatsal özgürlük kisvesi altında tarih çarpıtma, antisemitizm ve nihayetinde terör normalleştirilmektedir.”

Brandenburg eyaletinin antisemitizmle mücadele sorumlusu Andreas Büttner de gelişmelerle ilgili soruları yanıtlarken, “En basit çözüm, bu resmi kaldırmak olurdu. Bu resim, Yahudi cemaatinin duygularını incitiyor” uyarısında bulundu. Büttner, haftalar öncesi müdahale ederek resmin kaldırılmasını istedi. Müze yönetimi ise “Serginin içeriğine müdahale etmek ve resmi kaldırmak söz konusu olamaz, antisemitizm suçlaması da kabul edilemez” yanıtını verdi.

Şimdi bir çözüm önerisi olarak, Yahudi cemaatinin Anne Frank’ın portresinin yanında okunabilecek bir eleştiri metni yazması gündemde. Müze müdürü Blénessy, Alman Basın Ajansı’na- “Bunu kabul ettik” dedi. Daha önce, resmin önüne “tetikleyici uyarı” içeren bir perde asılması da düşünülmüştü…

1 Şubat 2026’ya kadar sürecek sergide, yapay zeka kullanılarak haritaların önünde duran Filistinli şahsiyetlerin portreleri görsel “ikizlere” dönüştürülüyor, böylelikle her ikisinin de aslında aynı kaderi paylaştıkları vurgulanmış oluyor. Aynı kişiler, aralarında Davut’un Yıldızı da olmak üzere çeşitli sembollerle tasvir ediliyor…

CEZA DAVASI, BİR SİNDİRME GİRİŞİMİ Mİ?

Potsdam’daki Almanya Yahudileri Merkez Sosyal Yardım Kuruluşu yayımladığı bir bildiride, “Bu, 7 Ekim 2023’ten bu yana Yahudilerin öngörülemeyen boyutlarda bir şiddet tırmanışına maruz kaldığı bir ortamda gerilimi daha da körüklüyor” suçlamasında bulundu. Potsdam Savcılığı ise şu ana kadar, “Spiegel Online”nın daha önce haber yaptığı suç duyurusuna ve suçlamanın içeriğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Müze, bu hukuki adımı “Bizi ve sanatçıyı sindirme girişimi” ifadeleriyle karşıladı. 

Şehrin bağımsız Belediye Başkanı Noosha Aubel arabuluculuk yapmak istediğini bildirerek, atılaıcabilecek adımları şu sözlerle özetledi:  “Bu konu ancak diyalog yoluyla açıklığa kavuşturulabilir. Evet sergi bilimsel veri ve standartlara göre hazırlandı, ancak Sidney’deki terör saldırısı nedeniyle Yahudi cemaati rahatsızlık duyuyor. Bence bu da ciddiye alınmalı.” 

Müze Müdürü Blénessy de, müze yönetimi ve sanatçının “eşit düzeyde bir diyalog” için hazır olduğunu söyledi.

SANAÇININ DURUŞU 

Sanatçı Constantino Ciervo yapıtı ve yol açtığı tartışmalarla ilgili olarak şu açıklamada bulundu: 

“Anne Frank’ın portresinin yeniden resimsel bir yorumlamasıdır. Burada Anne Frank, günlüğünü (iPad) yazarken resmedilmiştir, ancak Filistin kefiyesi giymektedir. Shoah ve Nakba olmak üzere iki kolektif hafızanın üst üste binmesi, tek bir görsel suçlama ve etik yansıma eyleminde birleşmektedir.”  

Sanatçı, tablonun yanında yer alan bir yorumla eleştirilere de yanıt verdi. İbrani dilinde felaket anlamına gelen “Shoah” ile Arap dilinde felaket anlamına gelen “Nakba” sözcüklerine dikkat çekilen yorumda, Anne Frank’ın Holokost’un tanığı olarak anılması “sadece Shoah’ın anısını temsil etmekle kalmayıp, şiddeti kınamanın evrensel sembolüdür” denildi. Ciervo, tarihi hafıza ile güncel gerçekliğin birleşimi sayesinde, tablonun “barış, adalet ve insanlık için bir çağrı” haline geldiğini savundu. 

ÖMER YAPRAKKIRAN

FOTO: Costantino Ciervo, Visual media artist