BM Güvenlik Konseyi seçiminden Berlin’e kritik mesaj
Almanya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2027-2028 dönemi geçici üyeliği için yapılan seçimlerde yeterli desteği alamayarak ilk kez başarısız oldu. BM Genel Kurulu’ndaki gizli oylamada Portekiz 134, Avusturya ise 131 oy alarak seçilirken Almanya 104 oyda kaldı. Sonuç, Berlin’de dış politika tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi seçimlerinde Almanya’nın geçici üyeliğe seçilememesi, ülkede dış politikanın yönüne ilişkin yeni tartışmaları gündeme taşıdı. Yeniden birleşmeden bu yana ilk kez yaşanan bu başarısızlık, Almanya’nın uluslararası alandaki konumuna ilişkin önemli bir uyarı olarak değerlendiriliyor.
“ULUSLARARASI TOPLUMUN MESAJI DOĞRU OKUNMALI”
SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, seçim sonucuna ilişkin yaptığı değerlendirmede Almanya’nın dış politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.
Karaahmetoğlu, “Almanya onlarca yıldır çok taraflılığın, uluslararası hukukun ve kurallara dayalı dünya düzeninin en güçlü savunucularından biri olarak görülüyordu. Bu nedenle ülkemizin yeniden birleşmeden sonra ilk kez bu konseye seçilememiş olması üzerinde ciddiyetle düşünmemiz gereken bir gelişmedir” dedi.
Sonucun tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Karaahmetoğlu, uluslararası toplumun Almanya’ya bakışının dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.

SPD’li siyasetçi Macit Karaahmetoğlu, bazı uluslararası gelişmeler karşısında sergilenen sessizliğin de Almanya’nın dış politikadaki inandırıcılığına zarar verdiğini ileri sürdü
GAZZE POLİTİKASI ELEŞTİRİSİ
Karaahmetoğlu, Almanya’nın son yıllarda uluslararası krizlere yönelik tutumunun da ülkenin küresel algısını etkilediğini savundu.
“7 Ekim’de Hamas’ın gerçekleştirdiği terör saldırıları açık biçimde kınanmalıydı ve bu kınama yapıldı. Ancak Almanya’nın İsrail’in Gazze’de başlattığı operasyon sonrasında yaşanan insani drama sessiz kalması, hatta koşulsuz şekilde İsrail’in yanında yer aldığını açıklaması sadece İslam coğrafyasında değil, birçok ülkede de büyük tepki uyandırdı” ifadelerini kullanan Karaahmetoğlu, bazı uluslararası gelişmeler karşısında sergilenen sessizliğin de Almanya’nın dış politikadaki inandırıcılığına zarar verdiğini ileri sürdü.
SPD’li siyasetçiye göre BM Güvenlik Konseyi seçimlerindeki sonuç, Berlin’in son dönemde izlediği dış politikanın uluslararası alandaki yansımalarından biri olarak görülmeli.
“DIŞ POLİTİKANIN PUSULASI BARIŞ OLMALI”
Karaahmetoğlu, Almanya’nın uluslararası hukuk temelinde daha tutarlı ve ilkeli bir dış politika izlemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Dış politikamızın pusulası barış, uluslararası hukuk ve insan onuru olmalıdır. Uluslararası toplumun verdiği bu mesajı doğru okumak ve gerekli sonuçları çıkarmak Almanya’nın gelecekteki dış politika başarısı açısından belirleyici olacaktır.”
Almanya’nın uluslararası hukukun yanında olduğunu yalnızca söylemlerle değil uygulamalarıyla da göstermesi gerektiğini ifade eden Karaahmetoğlu, aksi halde bunun dış ticaret ve ekonomik ilişkiler üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Federal Meclis’teki çalışmalarında uluslararası hukuka, insan haklarına ve barışçıl çözümlere dayalı bir dış politika anlayışını savunmaya devam edeceğini belirten Karaahmetoğlu, Almanya’nın küresel itibarının ancak tutarlı bir diplomasiyle yeniden güçlendirilebileceğini söyledi.
YENİ POSTA – BERLİN
FOTO: Maheshkumar Painam – Unsplash