Aşı milyarderleri ve Uğur Şahin ile ilgili ağır iddialar: Yeni “savaş zenginleri” mi?

Aşı milyarderleri ve Uğur Şahin ile ilgili ağır iddialar: Yeni “savaş zenginleri” mi?
Yayınlama: 08.08.2021
46
A+
A-

Koronavirüs, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu görece yoksul ülkelerde sürekli yayılır, gelişmiş ülkelerde ise bir türlü istenen ölçülerde geriletilemezken, “milyarlarca insanı en kısa sürede aşılamak yerine yeni milyarderler yaratılması” eleştirildi. “The People’s Vaccine Alliance” (Halkın Aşı Birliği) raporunda, bir dönemin savaş zenginlerini andıran yeni milyarderlerle ilgili ağır suçlamalar dikkat çekti. Patent ısrarıyla Afrika ve diğer yoksul ülke halklarının üzerinin adeta çizildiği bir tabloda, yeni milyarderler listesinin ikinci sırasında BioNTech CEO’su Uğur Şahin’e yer verildiği gözlendi.

Temmuz ayı sonunda dünya ölçeğinde yayımlanan bir korona ile mücadele raporunda yoksul dünya aşısızlıktan kırılırken, özellikle mRNA aşısını üretenlerin abartılı bir kâr marjı ve patent kısıtlamalarıyla milyarlarca dolarlık haksız kazanç elde ettiği ileri sürüldü. Verilen listelerde BioNTech CEO’su ve kurucusu Uğur Şahin’in 4 milyar avroluk bir servete sahip olduğu iddia edildi.

Uluslararası bir sivil toplum örgütü (STK) olan “The People’s Vaccine Alliance”, koronavirüse (Covid-19) karşı üretilen aşıda, “aşırının ötesinde” bir kârlılık elde edildiğini bildirdi. Söz konusu STK’nın “The Great Vaccine Robbery“ (Büyük Aşı Yağmacılığı) başlıklı raporunda BioNTech/Pfizer’in ürettiği aşının satış fiyatının üretim maliyetinin 6 ila 24 kat üzerinde olduğu ileri sürüldü.

Oxfam yöneticileri Anna Marriott ve Alex Maitland tarafından hazırlanan raporda BioNTech ve Pfizer’in aşı satışlarından elde ettiği gelirin, üretim fiyatından yaklaşık 24 milyar dolar daha fazla olduğu sonucuna varıldı. Aralarında Oxfam ve Amnesty International’ın da bulunduğu yaklaşık 70  uluslararası STK’nın bir araya gelmesiyle oluşturulan “The People’s Vaccine Alliance”a göre, bu olağanüstü kâr rejiminde azgelişmiş ülkeler ihmal edilirken, sadece Çin 570 milyon doz aşıyla bu ülkeleri destekledi. Pekin’in bu ülkeler nezdindeki itibar artışı, sanayileşmiş ülke başkentlerindeki tedirginliği daha da derinleştirdi.

ACIMASIZCA BİR FİYAT ANALİZİ

Uluslararası kamuoyunun bilgisine sunulan raporda bir fiyat analizi de yapıldı. Bu analize bir Amerikan sivil toplum örgütü olan “Public Citizen” ile “Imperial College London” uzmanlarının bulguları temel alındı. Buna göre, bir doz BioNTech/Pfizer aşırı 1,18 ABD Doları’na, Moderna aşısı ise 2,85 ABD Doları’na üretilebiliyor. Fakat Moderna üretim maliyetinin 4 ila 13 katı, BioNTech /Pfizer ise 6 ile 24 katı bir fiyata satılıyor.

BioNTech aşısı için en düşük fiyatı 6,75 dolarla Afrika Birliği (AU) öderken, aynı aşıya İsrail 28 dolar verebiliyor. Raporda, Moderna’nın Kolombiya’dan bir doz aşı için 30 dolar talep ettiği, bunun ABD hükümetinin ödediği fiyatın iki katı olduğu belirtildi. Bu arada Moderna’nın Güney Afrika’dan doz başına istediği 42 dolarlık fiyat teklifinin reddedildiğine de dikkat çekildi.

Batı ana akım medyasında beklenen yankıyı uyandırmayan rapora göre, BioNTech’in bu yılın ilk üç ayındaki kârı 1,13 milyar avro oldu, cirosu ise 2,05 milyar avroya ulaştı. Pfizer’in karşılaştırmalı verileri, sonraki üç aylarda bu rakamların çok daha üzerine çıkılacağını gösterdi.  Raporda, aşı rejiminin bu yılın mayıs ayına kadar aralarında Uğur Şahin’in da bulunduğu  9 yeni milyarder yarattığına dikkat çekildi. Moderna CEO’su Stephane Bancel yeni milyarderler listesinin ilk sırasında 4,3 milyar dolarla yer alırken, onu hemen arkasından 4 milyar dolar ile BioNTech CEO’su Uğur Şahin izliyor. Listede Çin aşı üreticisi CanSino’nun üç yöneticisi de bulunuyor.

YÜKSEK FİYATLARA DESTEK AB’DEN

Raporda, bu yer yer acımasız bir düzeye çıkan yüksek fiyatların Avrupa Birliği’nden de kaynaklandığı iddia edildi. Brüksel, BioNTech/Pfizer aşısının ilk 600 milyonu için doz başına 15,50 avro öderken, sonraki 900 milyon adet aşı için, doz başına 19,50 avro ödedi.  Moderna’ya yapılan ödemeyle birlikte AB 31 milyar avroluk bir aşı harcaması yaptı. Bu harcamalar doğrudan Moderna ile BioNTech’in hesaplarına geçmiş oldu. BioNTech’in özellikle ikinci parti teslimattaki fiyat artışı gözlerden kaçmadı.

Sonuçta bu harcama tutarının 2021 AB bütçesinin yüzde 19’una karşılık geldiği belirtildi. Bu, gerçekten milyarlarca avroluk bir kaynak transferi anlamına geliyor.

Bu arada Angela Merkel hükümetinin, “üretici şirketlerin bu aşıların patentlerini hiç değilse geçici olarak ve salgın sürerken talep etmemesi yönündeki” önerileri reddetmesi, Dünya Ticaret Örgütü yetkili komisyonlarında da tartışmaya yol açtı. Bu tutumun özellikle azgelişmiş ülkelerdeki milyarlarca insan için “hayati bir kısıntı“ anlamına geldiği biliniyor. Yoksul ülkeler halklarının sadece yüzde 1’ine şimdiye kadar ilk aşının yapılabildiği belirtiliyor.

Söz konusu raporda, Moderna ve BioNTech’in patent ambargosundan son derece kârlı çıktığına işaret edildi. Bu şirketlerin yoksul ülkelere çok az teslimat yaptıkları dünya ilgili kamuoyunun genel ve ortak bilgi haznesine girmiş bulunuyor. BioNTech toplam üretiminin sadece yüzde 8’ini, Moderna ise yüzde 7’sini azgelişmişlere gönderdi. Raporda ve bu alandaki birçok uzman, özellikle Çin’in attığı adımlara dikkat çektiler. Yoksul ülkelerin aşı ihtiyacı en çok Çin Halk Cumhuriyeti tarafından karşılanıyor.

ABD VE ÇİN AŞI SAVAŞLARINDA DURUM

ABD, 2022 yılı ortasına kadar yoksul ülkelere 500 milyon doz aşı teslim edileceği sözünü verirken, Büyük Britanya’dan ilk 9 milyonluk partinin yoksul ülkelere gönderildiğine dikkat çekildi. Ancak Çin’in şimdiye kadar yoksul ülkelere 570 milyon doz aşı gönderdiği saptandı. Bunun 45,4 milyon dozu Afrika’ya gitti. Bu rakam, Afrika’nın toplam 83,3 milyon dozluk aşı alımının yarısını aştığını gösteriyor.

Bu arada yoksul ülkelerdeki aşı korkusu büyürken, Berlin’in bir önlem olarak 80 milyon doz aşıyı güvence diye “kenara ayırması” eleştiriliyor. Aşı karşıtlarının da etkisiyle bu dozların kullanılamadığı, belki son kullanma tarihi yaklaşanların yoksul ülkelere gönderilebileceği belirtildi. Berlin ve koruması altındaki BioNTech’in izlediği üretim ve fiyatlandırma politikalarına yoğun eleştirilerin giderek artması bekleniyor.

Raprun yazarlarından Ana Marriott aşı sürecinin kolektif bir başarısızlığın kanıtı olduğunu ileri sürmüş ve “Şu korkunç hastalığın kontrolüyle ilgili ne biçim bir örnek bu: Hızlı bir biçimde aşı milyarderleri yaratıyoruz, ama milyarlarca insanı, acilen kendilerini güvende hissetmesi gereken bu insanları aşılamıyoruz” demişti.

Söz konusu rapora ve konuyla ilgili ayrıntılara şu adresten ulaşılabilir:

https://reliefweb.int/report/world/great-vaccine-robbery-pharmaceutical-corporations-charge-excessive-prices-covid-19

YENİ POSTA – FRANKFURT

FOTO: AA – Spencer Davis / Pixabay.com

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.