Macit Karaahmetoğlu: “Ana dili yok sayılan toplum demokrasiyi de zayıflatır”
Almanya’da milyonlarca insanın ana dili kamusal alanda hâlâ görmezden gelinirken, Macit Karaahmetoğlu’ndan net bir uyarı geldi. SPD Federal Milletvekili Karaahmetoğlu, 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ana dilin bastırılmasının yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda demokratik toplumun temelini zedeleyen yapısal bir sorun olduğunu vurguladı. Çok dilliliğin Almanya için bir tehdit değil, aksine toplumsal eşitlik ve birlikte yaşamın anahtarı olduğunu belirtti.
ANA DİL EĞİTİMİ FIRSAT EŞİTLİĞİNİN ANAHTARIDIR
21 Şubat, UNESCO tarafından 1999 yılında Dünya Ana Dili Günü olarak ilan edildi. Karaahmetoğlu, eğitim bilimleri alanındaki çok sayıda araştırmanın, bireyin ana dilinde sağlam bir altyapıya sahip olmasının bilişsel gelişimi ve ikinci dil edinimini güçlendirdiğini ortaya koyduğunu belirtti. Bu nedenle ana dil eğitiminin, toplumsal uyum ve fırsat eşitliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
TÜRKÇE ALMANYA’NIN TOPLUMSAL DOKUSUNUN PARÇASI
Almanya’da yaklaşık üç milyon insanın ana dilinin Türkçe olduğuna işaret eden Karaahmetoğlu, bunun ülkenin dilsel ve kültürel çeşitliliğinin açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Türkçenin Almanya’nın sosyal yapısının ve günlük yaşamının bir parçası haline geldiğini vurgulayan SPD’li milletvekili, bu çeşitliliğin bir sorun değil, toplumsal bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

ÇOK DİLLİLİK TEHDİT DEĞİL AVANTAJDIR
Her dilin yeni bir kültüre, tarihe ve medeniyete açılan bir kapı olduğunu belirten Karaahmetoğlu, farklı dillerin tehdit unsuru olarak değil, kültürel çoğulluğun doğal bir bileşeni olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Almancanın Almanya’daki ortak kamusal yaşamın ve demokratik katılımın temel dili olduğunun altını çizen Karaahmetoğlu, Almancanın güçlü biçimde öğrenilmesinin vazgeçilmez olduğunu, ancak diğer dillerin varlığının Almancaya engel olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Çok dilliliğin bireysel kapasiteyi artırdığını, kültürler arası diyaloğu güçlendirdiğini ve toplumsal dayanışmayı pekiştirdiğini belirten Karaahmetoğlu, bu özelliğin modern toplumlar için önemli bir avantaj olduğuna dikkat çekti.
TÜRK TOPLUMU İKİ ÜLKE ARASINDA KÖPRÜ KURUYOR
Almanya’daki Türk toplumunun iki dili aktif biçimde kullanarak Almanya ile Türkiye arasında önemli bir köprü işlevi gördüğünü belirten Karaahmetoğlu, bu çift dilli ve çift kültürlü birikimin ekonomik, ticari ve kültürel iş birliğini güçlendirdiğini söyledi. Çok dilli bireylerin uluslararası ticaretten kültürel projelere kadar pek çok alanda stratejik roller üstlendiğini ifade etti.
DİL ÇEŞİTLİLİĞİ DEMOKRATİK TOPLUMUN ZENGİNLİĞİDİR
Dünya Ana Dili Günü’nün temel bir gerçeği hatırlattığını vurgulayan Karaahmetoğlu, dil çeşitliliğinin demokratik bir toplumun en önemli zenginliklerinden biri olduğunu belirtti.
YENİ POSTA – BERLİN
FOTO: Towfiqu barbhuiya – Unsplash