Frankfurt’ta sağlık turizmi fuarı: Türk sağlık sektörü iddialı

Frankfurt’ta sağlık turizmi fuarı: Türk sağlık sektörü iddialı
can süpermarket2
Yayınlama: 16.10.2023
80
A+
A-

Hastane ve klinikler başta olmak üzere Türkiye’den 80’e yakın yakın sağlık kurumunun katıldığı “Almanya Uluslararası Sağlık Fuarı”, ikinci ve son gününde de büyük ilgi gördü. 

Türk sağlık sektörünün Frankfurt’ta gerçekleştirilen “Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı”na katılan aktörleri, Türkiye’nin dünya pazarındaki son yıllarda artan payını daha da yükseltecekleri konusunda iddialılar.

Hem tedavi kalitesi ve hem de maliyetler açısından dünya çapında rekabete hazır olduklarını belirten sağlıkçıların büyük bölümü Almanya’da son yıllarda eski işlevini yitirmeye başlayan sağlık sisteminin boşlukları ve eksiklerini Türkiye’nin doldurabileceği görüşünde.

Türkiye’de hızla gelişen özel sağlık sektörünü Avrupa pazarlarına açmak için düzenlenen ikinci fuar Frankfurt’ta gerçekleştirildi. “Almanya Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı” adı altında “Messe Frankfurt” tesisleri içinde gerçekleştirilen iki günlük fuara Türkiye’den 80’e yakın hastane ve klinik temsilcileri ve diğer sağlık kurumlarının yetkilileri katıldı. Fuar iki gün boyunca Almanya’dan sağlık sektörü profesyonellerinin yanı sıra, halka açık olduğu için sektörle doğrudan ilgisi olmayan kişiler tarafından da ziyaret edildi.

İlki geçtiğimiz yıl Berlin’de düzenlenen fuar,  TOBB (Türkiye Odalara ve Borsalar Birliği), DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu) ve Hizmet İhracatçıları Birliği’nin desteğiyle “ALZ Fuar” ve “GO Fairs” şirketleri tarafından gerçekleştiriliyor.

Fuarın açış konuşmasını yapan ALZ Group Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz, uluslararası standartlarda kaliteli ve güvenilir sağlık hizmetleri, yüksek sağlık teknolojisi ve alanında uzman deneyimli kadrolarının yanı sıra, kolay ulaşım imkanı, beklemeden tedavi olanağı ve makul fiyatlar nedeniyle Türkiye’nin dünya sağlık sektöründeki payının büyük hızla arttığına dikkat çekti.

“Sağlık turizminde Almanya’da işbirliği fırsatları” başlıklı panel öncesinde TOBB bünyesindeki “Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi“ Başkanı Dr. Özgür Öztan, TOBB Yönetim Kurulu’ndan Hakan Ülken, Ticaret Bakanlığı Sağlık Turizmi Genel Müdür Yardımcısı Alperen Kaçar, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Frankfurt Temsilcisi Ferruh Parmaksız ve Türkiye’nin Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer, yaptıkları konuşmalarda “Türkiye’nin hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşları itibarıyla dünya standartlarına kaliteli hizmet sunduğunu ve bu nedenle sağlık turizmi alanında dünyanın öncü ülkeleri arasında yer aldığını” vurguladılar, ülkemizin tercih edilmesinde zengin kültürel mirasın ve misafirperverliğin de etkili olduğuna işaret ettiler.

Konuşmasında bu gelişmenin genel olarak Türkiye turizmine de önemli katkıları olduğunu vurgulayan Başkonsolos Tunçer, “Türkiye geçmişin misafirperverlik geleneklerini medikal turizm hizmetleri anlayışıyla birleştiriyor. Bunun yanı sıra tedavi hizmetleri sürecinde hastalar sürekli hastanede olmadıklarından boş zamanlarını Türkiye’deki turistik mekanları ziyaret etmek için değerlendirebiliyor. Tabii tedavinin tamamlanmasının ardından da gelişmiş turistik altyapıdan yararlanarak, zengin kültürel mirası ziyaret şansı bulabiliyorlar” dedi.

TASV (Türk Alman Sağlık Vakfı) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hans Ulrich Klör, sağlık turizmi uzmanları Christian Fadi El-Khouri ve Uwe Walz ile Ticaret Bakanlığı’ndan Alperen Kaçar’ın katıldığı panelde, geçtiğimiz yıl 1 milyon yabancının sağlık turizmi kapsamında Türkiye’yi ziyaret ettiği, “nitelikli sağlık personeli sunması, yüksek kaliteli hizmet ve fiyatların Avrupa’ya göre avantajlı olması” nedeniyle bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artacağına işaret ettiler.

SAĞLIKÇILAR İDDİALI

Fuarda görüştüğümüz sağlık kurumlarının temsilcileri Almanya’daki sağlık sisteminde boşluklar, eksiklikler ve aksaklıklar nedeniyle son yıllarda bu ülkeden gelen hasta sayısının büyük artış gösterdiğine, bunların sadece Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerden oluşmadığına işaret ediyorlar.

Çoğunluğu İstanbul, Ankara, İzmir, Bodrum ve Antalya merkezli olan bu kurumların bir bölümünün Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde de temsilcilikleri ya da partnerleri buluyor. Böylece örneğin Türkiye’de diş tedavisi görenlerin Almanya’ya döndükten sonra karşılaştıkları komplikasyonları gidermek için ekstra Türkiye’ye gitmeleri gerekmiyor.

Türkiye’nin bir diğer önemli avantajı da hekimlerin tecrübeli olması. Aynı alanlarda Almanya’da çalışan hekimlerin hasta sayısı yılda birkaç yüz kişiyi ancak bulurken, Türkiye’deki hekimlerin hasta sayısı ise  binlerle ifade ediliyor. 

FRANKFURT VE LONDRA’DA TEMSİLCİLİK

Fuara İstanbul’dan katılan ve Amsterdam’da da bir temsilciliği olan “EMP Clinics”, marka olarak henüz bir yaşında, ancak uzun yıllardır bu sektörde yer alıyor. İçinde bulunduğumuz yıl sonuna kadar Frankfurt ve Londra temsilciliklerini açacaklarını belirten Başkan Dr. Cengiz Gül, “Türkiye’de zaten uzun yıllardır, Avrupa’daki standartla çalıştığımız için burada faaliyete geçtiğimizde bizi herhangi bir uyum sorunu beklemiyor” dedi. Saç ekme başta olmak üzere çeşitli estetik müdahaleler konusunda uzmanlaşmış olan şirketin iddialı olduğu bir diğer alan da “erkek sağlığı”. Bu alan özellikle 40 yaşın üstündeki erkeklerin yaşadığı ereksiyon sorunlarının ilaçsız tedavisi gibi hizmetler içeriyor.

KOMPLİKASYON SİGORTASI

Ankara merkezli “Grazie Vita” şirketi sekiz yıl önce kurulmuş. “Sağlık sigortacılığı” alanında 30 yıla yakın tecrübesi olana Ebru Kaplan Şahin tarafından yönetilen şirket, Türkiye’de tedavi görenlere daha sonra karşılaşabilecekleri sorunlar için sigorta hizmeti sunuyor. 

SADECE ESTETİK MÜDAHALE DEĞİL

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne ait olan Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin bünyesindeki TOBB ETU Hospital’da özellikle son 10-15 yıldır yurtdışından çok sayıda hasta tedavi görmüş. Sağlık turizminin “devlet politikası” olmasının ardından yurtdışından gelen hastalarının arttığını belirten Kurumsal İlişkiler Müdürü Aydın Özsoy, özellikle kardiyoloji, kanser tedavisi, kalp damar cerrahisi, üroloji gibi alanların yoğun ilgi gördüğünü belirtti. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen Berlin fuarından da olumlu dönüş aldıkların söyleyen Özsoy, yurtdışından gelen hastaların tavsiyelerinin kendileri için etkili olduğunu “Hasta hastayı getiriyor. Hekimlerimizin bir bölümü yurtdışından, örneğin iki Alman doktorumuz da var. Tabii bunlar da etkili oluyor” dedi.

TEDAVİ SONRASI DA ÖNEMLİ

İstanbul merkezli “A + Hospital“, “genital estetik“ alanında iddialı. Avrupa’daki genel kamu sigortalarının bu alandaki tedavi masraflarını üstlenmesi için yapılan başvuruları değerlendirmesi uzun süre aldığı için sorunu olanların büyük bölümü masrafları bizzat üstlenme yoluna gidiyor. “A + Hospital”ın Pazarlama Müdürü Semra Kaya, yurtdışından gelip, ameliyat olan hastaların daha sonraki takibi konusuna önem verdiklerini söyledi.

OBEZİTE TEDAVİSİ İÇİN BİNLERCE HASTA

Yalova merkezli “Aktif International Hospital”ın üç kette beş hastanesinin toplam yatak kapasitesi 400. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yılmaz, hastalarının yüze 20’sinin yurtdışından, onların çoğunluğunun da obezite tedavisi için geldiğini söyledi. Almanya’nın Duisburg şehrinde yaşayan Tolga Sağlam da bu hastanede kısa bir süre önce gördüğü obezite tedavisinden çok memnun olduğunu ve fuarda kendilerine gönüllü destek vermek için geldiğini belirtti. Sağlam, Almanya’daki sağlık sigortasının obezite tedavisinin kabul etmesinin çok uzun sürdüğünü ve garantili olmadığına işaret etti.

DİŞ TEDAVİSİNDE HASTA TAKİBİ ÖNEMLİ

İstanbul ve Antalya’daki kliniklerinde 10 diş hekimiyle hizmet veren “Healthy Fly”ın kurucusu Abdullah Kıldan, yurtdışından gelen hastalarına tedavi sonrasında sorun çıkması halinde otel, transfer, kontrol ve yeniden tedavi konusunda garanti verdiklerini belirtti. Şimdiye kadar ağırlıkla İngiltere’den hasta alan ve Almanya’dan hastalarının sayısının artmasını beklediklerini belirten Kıldan, “merdiven altı kliniklerin neden olduğu olumsuzlukları gidermek için uluslararası standartlarda hizmette özenli olduklarına işaret etti.

TÜRKİYE’NİN EN ESKİ ÖZEL HASTANELERİNDEN

Ankara’da 1975 yılında kurulan Güven Hastanesi’nin Avrupa Bölgesi yetkililerinden Elif Yurtdaş, 2022 yılında 17 bin kişiye hizmet verdiklerini belirtti. Yurtdışından gelen hastalarının ağırlıklı olarak plastik cerrahi, kalp cerrahisi, organ nakli ve tüp bebek tedavisi alanlarına rağbet ettiklerini kaydeden Yurddaş, hastanedeki hekimlerin önemli bir kısmının yurtdışında eğitim görmüş olduğunu ve bu durumun hastanelerinin tercih edilmesinde önemli bir faktör olduğunu sözlerine ekledi.

KÜLTÜREL PSİKOLOJİ ÖNEMLİ

İstanbul’da faaliyet gösteren “Moodist Hospital”, ağılıkla bağımlılık, çocuk psikolojisi ve psikiyatrisi alanlarında hizmet veriyor. Genel Müdür Yardımcısı Niyazi Yeşilova, “Almanya’da bu alanlarda boşluklar ve eksiklikler olduğunu biliyoruz. Hastalarımızın yüzde 30’unu yurtdışından gelenler oluşturuyor, tabii bunlar arasında Almanya’dan gelen bizim insanlarımız ağırlıkta” diye konuşu. Yeşilova, yurtdışında yaşayan insanların kültürel farklılıklarından kaynaklanan stigmalar, Türk aile yapısının özelliklerinin dikkate alınmamasının tedavi süreçlerini olumsuz yönde etkileyebileceğine işaret ederek, “kültürel psikolojinin” önemini vurguladı.

ÜÇÜNCÜ FUAR YİNE BERLİN’DE

ALZ Group tarafından düzenlenen üçüncü sağlık turizmi fuarı da gelecek yıl 2-3 şubat günlerinde Berlin’de, “Mercure Hotel Moa Berlin”de gerçekleştirilecek. Bu alandaki ilk fuar geçtiğimiz yıl yine Berlin’de düzenlenmişti.

YENİ POSTA – FRANKFURT

FOTO:  Ani Kolleshi  Unsplash