SELAMÜN ALEYKÜM SİGARASININ İBRET VERİCİ HİKÂYESİ
Kemal Yalçın yazdı
Bu kitabı yazma fikri bende nasıl oluştu?
Ben Almanya’nın Bochum şehrinde dört ayrı ilkokulda 20 yıl Türkçe öğretmenliği yaptım. Bu ilkokullardan birisi Sonnenschule / Güneş İlkokulu idi.
Bir gün Güneş okulunda yeni ünitemize başlamıştık. Konumuz; “Almanya ve Türkiye hakkında bildiklerimiz,” idi. Ders kitabındaki sorulardan biri, “Almanya’da Selamün Aleyküm sigarası ilk olarak 1890 yılında Dresden’de üretilmiştir. Bunu biliyor muydunuz?„ idi
Daha “Selamün Aleyküm Sigarası” der demez, sınıfın en yaramaz çocuğu hemen ayağa kalktı. Eline kalemi aldı, sigara içer gibi karşıma geçti, “Selamün Aleyküm„ deyip sigara dumanı üfler gibi yaptı. Ardından bütün çocuklar ayağa kalktılar. Güle oynaya taklit yapıyorlardı. Öğrencilerimi yerlerine oturtmak zor oldu.
Bir kız öğrencim korkmuş bir halde bana, “Herr Yalçın, Allah bizi çarpmaz mı? Günah olmaz mı?” diye sordu.
Diğer öğrenciler de, “Öğretmenim gerçekten Selamün Aleyküm sigarası olur mu?” diye soruyorlardı. Öğrencilere, “Çocuklar ben de bilmiyorum, gelecek derse size bilgi vereceğim” dedim, o ders böylece sona erdi. Biraz araştırdım, gerçekten de “Selamün Aleyküm” adıyla Dresden’de 1890 yılından itibaren sigara üretilmişti.
2017 yılının Noel tatilinde Dresden’e gittim, fabrikayı buldum. Sultanahmet Camisi’ne benziyordu. Ama yedi minaresi vardı. Ön taraftaki minare üç şerefeliydi. Fabrika Dresden’de “Tabak Mosche” olarak biliniyordu.
“Tabak Mosche”ye vardım. Üç şerefeli minare çok etkileyiciydi. Bu minarelerin havalandırma bacası olarak kullanıldığını öğrenince şaşkınlığım daha da arttı. Merakım iyice arttı ve konuyu araştırmaya başladım, zaman içinde de bu konuda bir kitap yazma fikri oluştu.
Yenice Sigara Şirketi sahibi Alman Hugo Zietz ürettiği sigaraya neden Selamün Aleyküm adını verdi?
Dresden şehri 1870 yıllarında Almanya’nın sigara üretim merkeziydi. Dresden’deki sigara fabrikalarının, sigara imalathanelerinin sayısı yıldan yıla artıyordu. 1890 yılında sert bir rekabet içinde olan yirmi dokuz sigara fabrikası, büyük kısmı Osmanlı Devleti’nden ithal edilmiş Türk tütününü işliyordu.
Henüz 28 yaşındaki Carl Hugo Zietz 1886 yılında “Orientalische Tabak- und Cigarettenfabrik Yenidze” şirketini kurdu. Dresden ve dünya sigara pazarındaki rekabeti kazanabilmek için yeni fikirler, yeni yöntemler arıyordu.
Dresden’deki imalathanesinde kullanılan tütünün yetiştiği Selanik yakınlarındaki Yenice ovasına gitti. Tütün üretimini yerinde inceledi. Sigara üreten işçilerle, ustalarla tanıştı. Bu işçiler ve ustalar arasından işini iyi bilen yüz kadarını seçti ve Dresden’e getirdi. Bu Türk işçilerinin çalışmalarını ve yaşamlarını inceledi. Bir süre sonra Türk işçilerin ürettikleri sigarayı içmediklerini gördü, şaşırdı, sigarayı beğenmediklerini düşündü. İşçileri çağırdı:
“Siz ürettiğiniz sigarayı neden içmiyorsunuz?” diye sordu.
İşçiler, “Gâvur malı olduğu için içmiyoruz,” cevabını verdiler.
“Nasıl olur? Tütünü sizden, emeği sizden? Neden gâvur malı olsun?”
“Efendimiz adı gâvur!” dediler.
“Haaa öyle mi?”
“Evet efendimiz, adı gâvur olan sigarayı içmeyiz, günah olur.”
Carl Hugo Zietz aldığı cevapları o günlerin Almanya’sının siyasi durumuna, sigara endüstrisinin ve sigara tüketiminin şartlarına göre dikkatle değerlendirdi. Almanya’nın dış siyasetinden kendine vazife çıkardı. Sonra sigara paketlerinin grafik işlerini yapan grafikeri çağırdı:
“Salem Aleikum marka sigara paketi yapınız,” direktifini verdi.
“Selam Aleikum” marka sigara üreten Müslüman Türk işçiler sigarayı içmeye başladılar.
Carl Hugo Zietz “İşte şimdi Osmanlı’ya ve şarka sigara satmanın yolunu buldum,” dedi.
Salem Aleikum Sigarası üretimi, Alman İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki siyasi, ticari, askeri, kültürel ilişkilerin gelişmesine paralel olarak hızla arttı.
Berlin-Bağdat Demiryolu İmtiyazı Almanlara verilmesinden sonra “Kalif von Bagdat” / “Bağdat Halifesi” marka sigara satışa sunuldu.
Alman İmparatorluğu’nun dış siyaseti ile Selamün Aleyküm marka sigara üretimi arasında bağlantı
Alman İmparatorluğu 1871 yılında kurulduktan sonra Osmanlı İmparatorluğu ile ekonomik, askeri, ticari ilişkileri hızla arttı.
Alman İmparatoru ve Prusya Kralı II. Wilhelm Dünyaya açılma ve Osmanlı İmparatorluğu’na nüfuz etme siyasetini hayata geçirebilmek için 18 Ekim 1898 tarihinde ikinci kez İstanbul’u ziyarete geldi. Çok görkemli törenlerle karşılandı.
İmparator II. Wilhelm İstanbul’u atla gezdi ve Sultan II. Abdülhamid ile baş başa resmi görüşmeler yaptı. Görüşme sırasında çok önemli konular konuşuldu ve karara bağlandı. Bu konulardan en önemlisi Anadolu Demiryolu’nun Bağdat’a kadar uzatılması ve imtiyaz hakkının Almanya’ya verilmesi idi.
Sultan Abdülhamid imtiyaz haklarının Osmanlı Devleti’ni parçalamaya çalışan İngiltere ve Fransa’ya değil, Osmanlı İmparatorluğu’nun ayakta kalmasını isteyen Almanya’ya verilmesini istiyordu. Bu nedenle imtiyaz hakkı Almanlara verildi.
Kayzer Wilhelm’in Kudüs ve Şam ziyaretleri
İkinci ziyaretin en önemli yönlerinden biri Alman İmparatoru ve Prusya Kralı II. Wilhelm’in Kudüs ve Şam ziyaretleridir. II. Wilhelm 29 Ekim 1898 tarihinde Kudüs’ü ziyaret etti. Kudüs’ten sonra 7 Kasım 1898 tarihinde Şam’a ulaştı. 8 Kasım 1898 Salı günü restorasyonu devam etmekte olan Emevi Camisi ile Selahattin Eyyubi Türbesi’ni ziyaret etti.
Almanya İmparatoru ve Prusya Kralı II. Wilhelm 8 Kasım 1898 akşamı Şam Belediye Binası’nda bir ziyafet verdi. Burada yaptığı tarihi konuşmasında Alman İmparatoru’nun dünyadaki 300 milyon kadar Müslümanın koruyucusu olduğunu ilan etti. Bu açıklama sömürgelerinde 100 milyon kadar Müslüman bulunan İngiltere’yi çok rahatsız etti.
Dresden’de Salem Aleikum Sigarasının üretilmesi, diğer sigara firmalarının İslam dininin sembollerini ve dinsel isimleri kullanmaları Alman İmparatorluğu’nun Osmanlı İmparatorluğu’na nüfuz etme siyasetinin sonuçlarından biriydi.

“MUHAMMED Ortadoğu’nun incisi” sigarası
Yenice Sigara Şirketi, Konya’dan Mekke ve Medine’ye kadar uzanacak olan Hicaz Demiryolu inşaatının 1900 yılında inşaatına başlanmasından sonra “MUHAMMED Ortadoğu’nun incisi” sigarasının üretimine de başladı.
SALAMÜN ALEYKÜM SİGARASI FABRİKASI
Yenidze Firması sahibi Carl Hugo Zietz sigara piyasasındaki rekabeti Selamün Aleyküm marka sigara üretimiyle kazanmıştı. Talep çok artmıştı. Artan talebi karşılamak için Avrupa’nın en büyük sigara fabrikasını kurmaya karar verdi.
Mimar Martin Heinrich Hammitzsch’e sigara fabrikasının cami biçiminde olması söyledi. Mimar önce İstanbul’a gitti. Sultanahmet, Ayasofya, Süleymaniye camilerinin sonra da Kahire’deki Memluk camilerinin mimari yapılarını araştırdı.
Fabrikanın tüm havalandırma bacaları iki üç şerefeli ya da şerefesiz minare biçiminde olacaktı. 18 metre çapındaki kubbenin renkli camdan olmasını, kubbeye çok uzaklardan görülebilecek büyüklükte “YENIDZE”, Dresden şehrine ve demiryoluna bakan yüzüne de büyük harflerle “Salem Aleikum Cigaretten” yazılmasını özellikle istedi.

Yenice Sigara Fabrikası inşaatı 1907’de başladı, 1909 yılında bitti. Avrupa’nın en büyük ve en modern fabrikasında yılda 10.000 ton kadar Selamün Aleyküm Sigarası üretiliyordu.
Selamün Aleyküm Sigarası üretimi Birinci Dünya Savaşı yıllarında daha da arttı. Cephelerde Selamün Aleyküm Sigarası dağıtılıyor, “Selamün Aleyküm Sigarası içenlere kurşun işlemez!” söylentileri yayılıyordu.
ENVER BEY SİGARASI DA AYNI FABRİKADA ÜRETİLDİ
“Yenice Sigara Fabrikası Camisi” inşaatının bitip üretime başladığı 1909 yılında Berlin’de yeni bir gelişme oldu. Osmanlı ordusundaki Almancı akımın savunucularından, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin liderlerinden biri olan Enver Bey, 1909 yılında Berlin’e Askerî Ataşe olarak atandı.

Bu görev, Enver Bey’in Almanya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki askerî ilişkileri geliştirme ve Almanya’nın askerî tecrübelerinden faydalanma amacıyla stratejik bir öneme sahipti.
Hugo Dietz vaziyetten görev çıkarmayı çok iyi biliyordu. 1910 yılında “Enver Bey” marka sigara üretimine başladı. Berlin’de iki katlı belediye otobüslerinin yanlarına ve önüne “Enver Bey Cigaretten” yazılı reklamları asıldı.
SELAMÜN ALEYKÜM, MUHAMMET, ENVER BEY SİGARALARININ SONU
Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşına Alman İmparatorluğu’nun askeri ortağı olarak katılmıştı.
Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914 tarihinde başladı ve 30 Ekim 1918 günü sona erdi.
Bu büyük savaşın sonunda Osmanlı İmparatorluğu, Alman İmparatorluğu, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu yıkıldı. Kayıtsız şartsız teslim oldular.
Ne taht kaldı ne de taç! Koskoca imparatorluklar param parça oldular.
En çok acıyı da insanlar çekti.
“Weltpolitik”, “Dünyaya açılma” politikası ile dünyaya hâkim olmak isteyen, 300 milyon Müslümanın koruyuculuğunu üstlendiğini söyleyen Almanya İmparatoru ve Prusya Kralı II. Wilhelm, Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda 9 Kasım 1918’de tahtını kaybetti ve Hollanda’ya kaçtı.
II. Wilhelm’in sürgüne gitmesiyle birlikte, Almanya’da monarşi sona erdi ve Weimar Cumhuriyeti kuruldu. Bu yeni cumhuriyet, Almanya’yı yöneten demokratik bir hükümet sistemine geçişin başlangıcı oldu.
Osmanlı İmparatorluğu’nu savaşa sokan baş sorumlular bu tarihten dört yıl sonra 1/2 Kasım 1918 gecesi İstanbul’dan kaçarak Sivastopol’a sığınmışlardı.
Birinci Dünya Savaşı sonunda Dresden’deki sigara üretim şirketleri Osmanlı İmparatorluğu’nu ve İslamiyeti çağrıştıran kendi firmalarının isimlerini ve ürettikleri sigara markalarını değiştirdiler.

Artık zaman değişmiş, Selamün Aleyküm Sigarasının, Enver Bey sigarasının, Muhammed sigarasının modası geçmişti. Ömer, Murad, Fatıma, Osmanlı sigaralarının üretimlerine de sessiz sedasız son verildi.
Dresden 1945 Şubat ayında bombalandı. Taş üstünde taş kalmadı. Yenidze Sigara Fabrikası da harabeye döndü. Daha sonra Demokratik Almanya Hükümeti tarafında aslına uygun olarak restore edildi. Günümüzde büro, lokanta, birahane, tiyatro binası ve diskotek olarak kullanılmaktadır.
Bugün Dresden’de hâlâ ayakta duran Yenidze binası, geçmişte yaşanan bu sıra dışı hikâyenin sessiz tanıklarından biridir.
“Selamün Aleyküm Sigarası”, yalnızca bir sigara markasının değil; siyaset, ticaret, propaganda ve kültürün iç içe geçtiği unutulmuş bir dönemin hikâyesidir.
KEMAL YALÇIM – BOCHUM