Almanya merkezli “Epstein Dosyaları”: Deutsche Bank, Merkel ve AfD’nin de adı geçiyor
Çocukların merkezde olduğu, ahlaksızlığın, acımasızlığın, yürekleri yakan bilgi ve görüntülerin yer aldığı Epstein dosyalarının Avrupa bağlantıları da ortaya saçılmaya başladı.
Jeffrey Epstein dosyası, uzun süre Amerikan elitlerine ve ABD iç siyasetine özgü bir skandal olarak ele alındı. Ancak son aylarda yayımlanan ve Almanya merkezli medya kuruluşlarının da erişim sağladığı yeni belgeler, bu çerçevenin artık geçerliliğini yitirdiğini ortaya koyuyor.
Alman ana akım medyasında yer alan bilgiler, Epstein ağının Avrupa siyasetinden finans sistemine, diplomatik temaslardan mağdur tanıklıklarına kadar uzanan çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Dosya, hukuki olmaktan çok siyasi, jeopolitik ve yapısal bir krize dönüşmüş durumda.
ALMANYA VE AVRUPA EKSENİNDE DERİNLEŞEN BİR SKANDAL
Amerika Birleşik Devleri’nde (ABD) yargılanmayı beklerken 2019’da cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’a ilişkin üç milyon sayfayı aşan yeni belgeler yayımlansa da ABD Adalet Bakanlığı yeni bir iddianame hazırlamayı gerekli görmüyor. Bunu biliyoruz. Ayrıca Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, belgelerde Donald Trump’a yönelik “asılsız ve sansasyonel iddiaların” da yer aldığını savunuyor. Bunu da…
Neler oluyor peki?
KRALİYETLER, TEKNOLOJİ DEVLERİ VE AVRUPA ELİTLERİ
Belgeler, Epstein’ın uluslararası temas ağını daha net biçimde ortaya koyuyor. ABD merkezli isimlerin yanı sıra Avrupa’dan siyasetçiler, kraliyet üyeleri ve nüfuzlu figürler de dosyada yer alıyor. Eski Britanya Prensi Andrew’un Epstein’la ilişkileri, daha önce olduğu gibi bu belgelerde de ayrıntılı biçimde görülüyor.
Dosyalara göre Andrew, 2010 yılında Epstein’ı Buckingham Sarayı’na davet etti; ancak Epstein’ın bu davete icabet edip etmediği netlik kazanmış değil. Prens Andrew, reşit olmadığı dönemde kendisine cinsel istismarda bulunulduğunu söyleyen Virginia Giuffre’nin suçlamalarını reddetmişti. Buna rağmen Britanya Kraliyet Ailesi, kamuoyu baskısı sonucunda Andrew’un tüm resmi unvan ve görevlerini elinden aldı.
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in Epstein’a ait bir evde bulunduğunun teyit edilmesi, Avrupa monarşilerinin dosyadaki yerini yeniden gündeme getirdi. Bill Gates ve Elon Musk gibi isimler de belgelerde geçiyor, ancak bu kişiler hakkında şu aşamada resmi bir suçlama bulunmuyor.
ALMANYA’DA MERKEL DETAYI: İSİM VAR, SUÇLAMA YOK
Almanya açısından en dikkat çekici unsurlardan biri, eski Başbakan Angela Merkel’in adının da Epstein dosyalarında geçmesi oldu. Merkel hakkında doğrudan bir suçlama ya da somut isnat bulunmuyor. Ancak adının Epstein’la bağlantılı yazışmalarda veya sohbet içeriklerinde yer alması, dosyanın Avrupa siyasetinin en üst kademelerine kadar uzanan bir etki alanı bulunduğunu gösteriyor.
Yeni belgelerde Alman siyasetine yönelik alaycı ve provokatif ifadeler, Hitler göndermeleri ve ülkenin en güçlü partisi konumundaki sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisine atıflar da yer alıyor. Bu unsurlar, Epstein çevresinde dolaşan söylemin yalnızca kişisel ilişkilerle sınırlı olmadığını, siyasi ve ideolojik bir arka plan da taşıdığını gözler önüne seriyor.
AVRUPA’DAN KURBAN DEVŞİRME AĞI
Epstein dosyalarının Avrupa boyutu yalnızca siyasetçilerle sınırlı değil. ZDF ve Der Spiegel’in geçtiğimiz aralık ayında ulaştığı sansürsüz bir veri sızıntısı, Epstein’ın Almanya’dan genç kadınları da sistematik biçimde hedef aldığını ortaya koyuyor.
Belgeler, Epstein’ın Almanya, Avusturya ve İsviçre’ye uzanan bir istismar ağı kurduğunu, ekonomik olarak kırılgan genç kadınlara (sayıları bini aşıyor) kariyer, para ya da statü vaat ederek bağımlılık ilişkileri yarattığını gösteriyor.
KARARTILMIŞ DOSYALAR, SIZDIRILMIŞ GERÇEKLER
ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı resmi Epstein dosyaları büyük ölçüde karartılmış durumda. Muhalif Demokratlar, bu seçici yayın politikasının özellikle Donald Trump’ı korumaya yönelik bir “örtbas etme girişimi” olduğunu savunuyor. Buna karşılık Alman medyası, Whistleblower örgütü Distributed Denial of Secrets üzerinden sızdırılan yaklaşık 20 bin e-posta, belge, fotoğraf ve dijital materyale erişim sağladı. Bu veriler, Data Research Centre tarafından analiz edilerek kamuoyuna sunuldu.
Bin kadın… Alman basınında çıkan haberlere göre, Epstein kurbanlarının büyük bir bölümü hâlâ travmayla mücadele ediyor, korkunç süreci atlatamadığı için hayatlarına son verenler de var.
DEUTSCHE BANK MERCEK ALTINDA: PARA OLMADAN AĞ OLUR MU?
Epstein skandalının Almanya’yı doğrudan ilgilendiren bir diğer ayağı ise finans sistemi.
ABD Kongresi geçen aralık ayında Epstein’ın yıllar boyunca kurduğu istismar ağının bankacılık altyapısı olmadan sürdürülemeyeceği tezinden hareketle Deutsche Bank ve JPMorgan’ı hedef almıştı. Kongre’nin Gözetim ve Hükümet Reformu Komitesi, her iki bankaya da zorlayıcı celp göndererek Epstein’a ait hesap hareketlerinin ve iç denetim belgelerinin teslim edilmesini istedi.
Bilinen veriler, JP Morgan’ın, Epstein kurbanlarının açtığı toplu davayı sonuçlandırmak için 290 milyon dolar ödediği ve ABD Virgin Adaları’ndaki bir ayrı davada 75 milyon dolarlık bir uzlaşmaya vardığı… Aynı yıl, Deutsche Bank da Epstein kurbanlarıyla 75 milyon dolarlık bir uzlaşmaya giderek açılan davayı sonuçlandırmayı kabul etmişti. Epstein, 2013–2018 yılları arasında Deutsche Bank’ın müşterisi olmuş, öncesinde ise JP Morgan ile çalışmıştı.
Yani kurbanlara toplam 365 milyon dolar ödeyerek davaları kapatmışlar.
Aktarılan belgeler Deutsche Bank’ın Epstein’la olan ilişkisinin 2013–2018 yılları arasında sürdüğünü gösteriyor. Söz konusu ödemeler hukuki sorumluluk kabulü anlamına gelmese de, finansal sistemin Epstein’ın faaliyetlerindeki rolünü kamuoyunun gündemine taşımış oldu.
AVUSTURYA, BANNON VE EPSTEIN ÜÇGENİ
Belgelerde Avusturya’nın eski başbakanı Sebastian Kurz’un adının e-postalarda geçmesi, dosyanın Avrupa boyutunu somutlaştıran çarpıcı örneklerden biri oldu. Yazışmalara göre Epstein, Temmuz 2018’de Steve Bannon’a hitaben “Kurz seninle görüşmek istiyor” ifadesini kullandı. Bannon bu mesaja olumlu yanıt verdi, Epstein ise Kurz’un olası tarihler sorduğunu iletti. Ancak belgeler, bu girişimin Kurz’un bilgisi dahilinde mi gerçekleştiğini, yoksa Epstein’ın kendi nüfuzunu abartma çabası mı olduğunu net biçimde ortaya koymuyor.
Sebastian Kurz cephesi iddiaları kesin bir dille reddediyor. Eski başbakanın sözcüsü, Kurz’un ne Epstein’ı ne de Bannon’ı tanıdığını açıkladı. E-postalarda Norveçli diplomat Terje Rød-Larsen’in de bu temas fikrinde rol oynadığı görülüyor. Bu durum, Epstein’ın tek başına hareket eden bir figür değil, diplomatik ve yarı-resmi temas ağlarının kesişiminde dolaşan bir aktör olduğunu düşündürüyor.
BELGELER SAÇILIYOR, AMA TAMAMI DEĞİL
Der Spiegel, ZDF, Deutschlandfunk, Die Welt ve diğer büyük Alman ve Avrupa gazetelerinde yayımlanan veriler, dosyanın hâlâ tamamlanmamış ve kontrollü biçimde kamuoyuna açıldığını gösteriyor. Sosyal medyada da benzer yönde uyarılar dikkat çekiyor: Belgeler “saçılıyor” gibi görünse de, aslında tamamı yayımlanmıyor, korunan isimler ve karartılmış bölümler çok fazla. Bunun sadece mağdurları korumaya yönelik bir önlem olduğunu söylemek zor; daha çok oyalayıcı bir taktikten söz ediliyor.
Yani “İş raydan çıktı, mecburen sizin bilmenizi istediğimiz kadarını verdik, bununla yetinin!”
ALMANYA’DA SESSİZLİK: ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR
Şu aşamada Almanya’daki siyasetçiler ya da ünlülerle ilgili doğrudan ve açık bağlantılar basına güçlü biçimde yansımış değil. Belli ki siyaset sınıfı, finans sektörü ve ünlüler için gergin bir bekleyiş söz konusu.
Deutsche Bank AG detayı çok önemli… Henüz verileri aktarmış değil. Alman Merkez Bankası ile sıkça karıştırılsa da Deutsche Bank dünyanın önde gelen en büyük finans kuruluşlarından biri. Türkiye bağlantısını da aklımızda tutalım: Deutsche Bank A.Ş.
Epstein’ın Almanya bağlantıları henüz ortalığa saçılmasa da Almanya’nın en önemli araştırmacı gazeteci ekiplerinin ve veri analiz gruplarının çalışmalarını sürdürdüğü konuşuluyor. Önümüzdeki dönemde sansasyonel dosyaları ortaya sürecekleri beklentisi yaygın.
Epstein, Almanya ve Avrupa açısından kapanmış bir dosya değil, tam tersine henüz kapağı dahi açılmadı.
Şimdilik kesinleşen bir şey var: “Epstein tsunamisi” her yeni belgeyle Avrupa’nın merkezine biraz daha yaklaşıyor.
IŞIN ERTÜRK – STUTTGART