Avrupa’da savaş provaları: İsveç kendini nasıl hedefe koydu?

Avrupa’da savaş provaları: İsveç kendini nasıl hedefe koydu?
Yayınlama: 12.10.2026
Düzenleme: 12.10.2026 23:47
9
A+
A-

NATO’nun nükleer caydırıcılık tatbikatına savaş uçaklarıyla katılan İsveç, ABD’ye 17 askerî tesisini de açtı. Yıllarca askerî bağlantısızlığıyla tanınan ülkenin geldiği noktayı değerlendiren gazeteci Seda Şanlıer, sert konuştu: “Tam bir teslim olma hali ne yazık ki.”

Barışı korumanın yolu artık nükleer savaş tatbikatlarından mı geçiyor?

İsveç hükümetine bakılırsa öyle. NATO’nun 13 Ekim’de İtalya’da başlayacak Steadfast Noon tatbikatına İsveç de JAS 39 Gripen savaş uçaklarıyla katılıyor. Gerçek nükleer silah kullanılmayacak. Ancak tatbikatın amacı, NATO’nun nükleer caydırıcılık kapasitesini sınamak. Regeringskansliet

Bir zamanlar askerî bağlantısızlık politikasıyla tanınan İsveç için epey dikkat çekici bir değişim.

Ama mesele uçaklarla bitmiyor.

ABD’YE AÇILAN 17 ASKERÎ TESİS

Yeni Posta gazetesinin Avrupa Özel programında Işın Ertürk’ün sorularını yanıtlayan İsveç’ten gazeteci Seda Şanlıer, ülkenin NATO üyeliğinden sonra ABD ile imzaladığı Savunma İşbirliği Anlaşması’na (DCA) dikkat çekti.

Aralık 2023’te imzalanan, Haziran 2024’te İsveç Parlamentosu tarafından onaylanan ve Ağustos 2024’te yürürlüğe giren anlaşma, Amerikan kuvvetlerine İsveç’teki 17 askerî tesis ve bölgeye erişim ve kullanım hakkı tanıyor.

Şanlıer’e göre bu anlaşma, İsveç’in bağımsızlığı ve egemenliği açısından son derece ağır sonuçlar doğurabilecek nitelikte.

“Bir ülkenin bağımsızlığı yerle bir edildi. Gerçekten bu anlaşmayla İsveç’in bağımsızlığı tamamen ortadan kalkmış mı oluyor*” sorusuna verdiği yanıt ise daha da sertti: “Tam bir teslim olma hali ne yazık ki. Tam bir teslim olma hali.”

NÜKLEER SİLAHLARA NEDEN AÇIK YASAK GETİRİLMEDİ?

Şanlıer’in üzerinde durduğu en önemli noktalardan biri de nükleer silahlar.

İsveç’in ABD ile yaptığı anlaşmada, Amerikan nükleer silahlarının ülke topraklarında bulundurulmasını açıkça yasaklayan bir hüküm bulunmuyor. Norveç ve Danimarka’nın benzer anlaşmalarında ise bu konuda daha belirgin sınırlamalar yer alıyor. Finlandiya’da da nükleer silahların ülkeye sokulmasını yasaklayan yasal düzenleme bulunuyor.

İsveç hükümeti, barış zamanında ülke topraklarında nükleer silah bulundurulmasına gerek olmadığını savunuyor. Ancak bu siyasi tutumun anlaşmaya açık bir yasak olarak yazılmamış olması tartışmaları beraberinde getiriyor.

Şanlıer de tam bu noktaya itiraz ediyor.

Diğer İskandinav ülkelerinin belirli güvenceler getirdiğini hatırlatan gazeteci, İsveç’in neden aynı yolu izlemediğini sorgularken “Üstelik sorun, yalnızca nükleer silahların İsveç’e getirilme ihtimali değil. Ülkenin olası bir savaşta doğrudan hedef haline gelme riski de büyüyor” diyor.

“KENDİ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET”

Şanlıer, İsveç’in Rusya tehdidine karşı geliştirdiği politikaları değerlendirirken sosyolog Robert Merton’un kendi kendini gerçekleştiren kehanet kavramını da hatırlattı.

İsveç’in, Rusya’nın kendisine saldıracağı düşüncesiyle hareket ederek giderek daha fazla askerî önlem aldığını, ancak bu önlemlerin, önlenmek istenen çatışmanın koşullarını da ağırlaştırabileceğini kaydeden Şanlıer, İsveç’in izlediği politikanın ülkeyi daha güvenli hale getirdiği görüşüne katılmıyor. Aksine, ABD ve NATO ile kurulan askerî ilişkilerin İsveç’i büyük güçler arasındaki gerilimin daha doğrudan bir parçası haline getirdiğini savunuyor.

Peki, İsveç halkı bu dönüşümün neresinde?

Yıllarca askerî bağlantısızlık politikası izleyen bir ülkenin, nükleer caydırıcılık tatbikatlarına katılması ve ABD ordusuna geniş erişim hakları tanıması, yalnızca savunma politikasıyla açıklanabilecek bir değişim mi?

İsveç’in güvenliği adına atılan adımların, ülkenin egemenliğine ve geleceğine neye mal olabileceği artık çok daha ciddi bir tartışma konusu.

Gazeteci Seda Şanlıer, İsveç’in NATO üyeliğini, ABD ile yapılan anlaşmanın sonuçlarını ve Avrupa’da hızlanan silahlanma sürecini Yeni Posta’nın Avrupa Özel programında Işın Ertürk’e anlattı.

Söyleşinin tamamı Yeni Posta YouTube kanalında izlenebilir.

Videonun tamamı: