Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına Alman yazarlar örgütünden de protesto
Almanya’daki en büyük yazarlar örgütlerinden “PEN Berlin” de Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını protesto etti ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e seslenerek, bu nedenle Ankara’daki NATO zirvesine bizzat katılımdan vazgeçmesinden memnuniyet duyacaklarını açıkladı.
PEN Berlin’in “Mizah suç değildir!” başlığıyla yayınladığı protesto açıklamasının Türkçesi şöyle:
“Geçtiğimiz hafta, 32 yaşındaki komedyen, ‘Ölü Deniz’ adlı gösterisinin final performansının tamamını reklamsız olarak YouTube’a yükledi. Video yaklaşık on milyon kez izlendi. Göktaş, kendi kuşağının sesi. Şakaları, hicvin tam da olması gerektiği gibi. Kendisine ve geldiği Alevi-solcu topluluğa da dahil olmak üzere herkese ve her şeye yönelik.
Bu programda Göktaş, siyasi ve kamusal hayattaki birçok diğer figürle birlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve İslam’ı da konu alıyor. Ama halkı kışkırtıcı bir biçimde değil, aksine zekice bir şekilde. Ancak, Erdoğan rejiminde iktidardakileri eleştirmek, hele ki onlarla ilgili şaka yapmak, suç sayılıyor.
Videonun yayınlanmasından kısa bir süre sonra, AKP’li politikacılar ve propagandacılar ona karşı bir kampanya başlattı, hatta bazıları açıkça şiddet tehdidinde bulundu. Savcılık vakit kaybetmeden soruşturma başlattı. Suçlamalar: ‘Dini değerlere hakaret’ ve ‘cumhurbaşkanına hakaret’.
Deniz Göktaş, Perşembe günü yurt dışı tatilinden Türkiye’ye döndüğünde neyle karşılaşacağını biliyor olmalıydı. Yine de döndü ve bu nedenle kendisine en büyük saygımızı sunuyoruz.
Ve elbette, bugün emredilen tutuklu yargılama kararı -ki bu, mevcut Türk yasalarına göre de hukuka aykırıdır- sadece yanlış yönlendirilmiş bir İstanbul mahkemesinin adaletsizliği değildir. Erdoğan rejiminin Türk yargısı üzerindeki tam kontrolü ve bu konunun son günlerde Türkiye’de yarattığı kargaşa göz önüne alındığında, tutuklu yargılama kararının bizzat cumhurbaşkanı tarafından emredildiği varsayılmalıdır. PEN Berlin sözcüsü Deniz Yücel, ‘Bu hakimler ve savcılar, hakim cübbesi giymiş Erdoğan’ın adamlarıdır’ dedi.
Bu programda Deniz Göktaş, Erdoğan’la ilgili ‘baskı altında tutulan bir diktatörden’ ‘kendisiyle barışık bir diktatöre dönüşüm’ esprisi yapmıştı. Tutuklanması, Göktaş’ın ne kadar haklı olduğunu acı bir şekilde gösteriyor. Diktatör, kendisine diktatör diyenleri hapse atan kişidir.
Önümüzdeki günlerde Almanya Başbakanı Friedrich Merz, NATO zirvesi için Ankara’ya gidecek. Deniz Yücel, yaklaşan bu geziyle ilgili olarak şunları söyledi: ‘ABD Başkanı Donald Trump, zirveye sadece Erdoğan’ın hatırına şahsen katılacağını belirtti. Biz de Şansölyenin bu tutuklama kararı nedeniyle kendi şahsi katılımından vazgeçmesini çok memnuniyetle karşılarız. Öte yandan, böyle bir şey olmayacağını da biliyoruz. Almanya’da kendisine yöneltilen ‘Yalancı Fritz’ veya ‘Pinokyo’ gibi sözlerin cezai sonuçlara yol açabileceğini umursamayan Şansölye, belki de Trump ve Erdoğan ile iktidardakilere yönelik eleştiri ve alayları etkili bir şekilde nasıl bastıracaklarını görüşmek için bu fırsatı kullanacaktır.
Ve şimdi bu şakayı çok abartılı bulan herkes, Alman Ceza Kanunu’nun 188. maddesi olan siyasetçilere hakaret suçunun 2021 yılında Alman ceza hukukuna neden eklendiğini ve o zamandan beri bunun binlerce soruşturmaya ve sayısız absürt karara yol açtığını kendine sormalıdır.” (gk)
YENİ POSTA – BERLİN