Epstein dosyaları Avrupa’yı sarsıyor: Kraliyetten diplomasiye karanlık ağın ayağı
Jeffrey Epstein vakası, küresel elitlerin karanlık ilişkiler ağını deşifre ederken, Avrupa’nın bu ağdaki merkezi rolü gözler önüne serildi. Yıllardır bilinen çocuk istismarı ve şantaj iddiaları, kıtanın finans, istihbarat ve siyaset çevrelerini nasıl sardı? Yeni Posta Gazetesi’nin YouTube programı ‘Avrupa Yakası’nda, Avrupa’da görev yapan gazeteciler, konuyu tüm çıplaklığıyla masaya yatırdı. Ortaya çıkan tablo: Epstein sadece bir figürdü, asıl mesele, onu koruyan ve besleyen Avrupa merkezli sistemin ta kendisi.
“I’M SORRY” HUKUKU: AVRUPA ADALETİ NEDEN İŞLEMİYOR?
İrlanda’dan gazeteci-yazar Çağdaş Gökbel, Avrupa’daki adalet ve siyaset sisteminin çöküşüne dikkat çekti: “Mahkemelerin yerini kamuoyu aldı. Bu bir distopya. En çok duyduğumuz şey ‘I’m sorry’ oldu, bu bir ‘olaydan sıyrılma modeli’. İngiltere’de, Almanya’da, tüm Avrupa’da mahkemeler neden işlemiyor? Madem hukuk çalışmayacak, neden böyle bir sistem var?”
Gökbel, sorunun sadece Prens Andrew’la sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Silme bütün İngiliz kraliyet ailesinin yargılanıp, İngiltere’nin acilen cumhuriyete geçmesi gerekiyor. Hâlâ soylularını koruyan bir Avrupa’nın erdemli olabileceğini düşünen yanılıyor. 1789’da başlayan iş yarım kaldı” ifadelerini kullandı.
BUZDAĞININ GÖRÜNEN UCU: AVRUPA’NIN SEMBOL İSİMLERİ AĞIN NERESİNDE?
İsveç’ten gazeteci Seda Şanlıer, İskandinav ülkelerindeki yansımaları anlattı. Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in özür dilemesine ve İsveçli diplomat Lisa Svensson’un hâlâ görevde olmasına dikkat çeken Şanlıer, “Anketlere bakıyorsunuz, monarşinin itibarında ciddi bir sarsılma yok. Sistem aynen işliyor. Ortada büyük bir ahlaksızlık, bir çöplük var. Fidel Castro bu belgelerde ‘engel’ diye geçiyor, ama onu kimse konuşmuyor. Konuşulanlar daha çok magazinsel isimler” dedi.
İtalya’dan gazeteci-yazar Birgül Göker Perdisa ise, “Bize gösterilen, buzdağının sadece görünen ucu. Hedef, Avrupa ve ABD’deki güç dengelerini değiştirmek. Epstein, kocaman bir şantaj ve kontrol mekanizmasının parçasıydı” diye konuştu.
AVRUPA FİNANSININ KARANLAK BAĞI: DEUTSCHE BANK ÖRNEĞİ
Programın moderatörlüğünü üstlenen Almanya’dan gazeteci Işın Ertürk, olayın Avrupa finans sistemindeki izlerine ışık tuttu: “Almanya’nın en büyük finans kuruluşu Deutsche Bank, Epstein’e milyonlarca dolarlık para trafiği için imkân sağlayarak suç ortaklığı yaptı. Almanya’da siyasiler şimdi soruşturma talep ediyor, ancak somut adım yok. Bu, Avrupa’nın kirli ilişkilerde nasıl merkezi bir rol oynadığının kanıtı.”
“ÇOCUKLARIMIZI BİRBİRİMİZE EMANET ETMEK ZORUNDAYIZ”
Programın en çarpıcı çıkışını yapan Çağdaş Gökbel, Avrupa’daki güven buhranını özetledi: “Artık Avrupa’da da kamu yok, kamusal güven yok. Ben çocuğumu devlete değil, ancak siz değerli meslektaşlarıma emanet edebilirim. Hepimiz bu karanlık ağın tehdidi altındayız. Bu, iyiyle kötünün savaşı.”
AVRUPA SİSTEMİ DAĞILIYOR MU, YENİDEN Mİ KONUMLANIYOR?
Epstein dosyaları, Avrupa’nun karanlık ilişkiler ağındaki merkezi konumunu gözler önüne serdi. Ancak kraliyetten diplomasiye, bankacılıktan medyaya uzanan bu bağlantıların ortaya dökülmesine rağmen, Avrupa’da hesap soran bir adalet mekanizmasının işlememesi dikkat çekiyor. Dosyalar, Avrupa merkezli küresel sistemin tasfiyesi mi, yoksa kendi içinde yeniden konumlanması mı? Cevap, Avrupa halklarının bu şoktan ne ölçüde ders çıkaracağına ve adalet talep edecek kolektif iradeyi gösterebileceğine bağlı.
YENİ POSTA – STUTTGART / DUBLİN / ROMA / STOCKHOLM
FOTO: Eric Ward – Unsplash