Bu gece Türkiye ile Almanya Arasındaki saat farkı bire iniyor
Bu gece Avrupa ülkelerinin hemen hepsi yaz saati uygulamasına geçiyor. Her sene olduğu gibi mart ayının son cumartesini pazara bağlayan gece, yani bu gece saatler 02.00’den 03.00’e getirilerek, bir saat ileri alınmış olacak. Böyle Almanya gibi Orta Avrupa ülkeleriyle Türkiye arasındaki saat farkı bire inecek.
Avrupa’daki yaz saati uygulaması, 29 Mart pazar sabahında bir saat eksilme anlamına gelse de yaz ayları boyunca gün ışığından daha çok yararlanmak amacıyla yapılıyor. Dijital aletlerin büyük çoğunluğunda saatler kendiliğinden yaz – kış uygulamasına geçiyor. Analog saatleri bizzat değiştirmek gerekiyor. Avrupa’daki yaz saati uygulaması ekim ayının son pazar günü, yani 25 Ekim’de sona erecek.
Avrupa’daki yaz saati uygulaması Avrupa Birliği’nin tüm üye ülkeleriyle, Birleşik Krallık, İsviçre, Norveç ve Ukrayna’da yürürlükte. İzlanda, Rusya ve Belarus bu uygulamanın dışında. Türkiye de mevsimsel saat değişikliği yapmayan ülkelerden. Türkiye’de hükümet 2016’da aldığı kararla yaz saati uygulaması kalıcı hale getirilmişti. Bu durum Avrupa ile olan saat farklarını doğrudan etkiliyor.
Yarından itibaren Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasındaki saat farkları şöyle olacak:
1 saat fark: Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre, İspanya (ana kara), İtalya, İsveç, Norveç, Çekya, Slovakya, Slovenya, Sırbistan, Hırvatistan, Bosna Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova (kış saati döneminde bu ülkelerde Türkiye arasındaki saat farkı ikiydi).
2 saat fark: Birleşik Krallık, Portekiz, İrlanda.
0 saat fark: Finlandiya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya.
Türkiye ile Rusya arasındaki saat farkı da (Moskova esas alındığında) iki ülke aynı zaman diliminde bulunduğu için 0. Aslında Rusya çok geniş bir coğrafyaya yayıldığı için 11 farklı saat dilimi kullanıyor. Türkiye ile Moskova arasında saat farkı yok, ancak ülkenin doğusuna gidildikçe saat farkı artıyor…
AVRUPA KALDIRMAK İSTİYOR AMA
Gün ışığından daha fazla yararlanarak, elektrik tüketimini azaltmak amacıyla Avrupa’da başlatılan “yaz/kış saati” uygulamasına Türkiye de uzun yıllar katılmıştı. Ancak hükümet bu yolla sağlanan tasarrufun beklenen düzeyde olmadığını ileri sürerek, aynı gerekçeyle, yani “gün ışığından daha fazla yararlanmak” ve ayrıca “günlük yaşamı kolaylaştırmak” için bu uygulamayı kaldırmıştı.
Üç farklı saat dilimine yayılan Avrupa Birliği’nde de mevsimsel saat değişiklikleri uygulamasının kaldırılması konusu yıllardır gündemde. Ancak üye devletler arasındaki uyumsuzluklar ve siyasi çekişmeler nedeniyle şimdiye kadar bu konuda bağlayıcı karar alınamıyor.
Avrupa Birilği Komisyonu, 2018’de bu uygulamanın kaldırılmasını önermiş, Avrupa Parlamentosu da 2019’daki oylamayla bu öneriyi desteklemişti. Anncak üye devletler arasında hangi zaman diliminin kalıcı olacağı konusunda bir uzlaşma sağlanamadığı için süreç kilitlenmiş durumda. Şu anki tabloya göre Avrupa Birliği’nin “yaz / kış saati” uygulamasını sürdürmeye daha yatkın olduğu görülüyor. Ancak İspanya ve Finlandiya gibi ülkelerin baskısı nedeniyle konu tamamen kapanmadı.
SAĞLIĞA VE EKONOMİYE ZARARLI
Yaz saati uygulamasının yararlı olup olmadığı uzun süredir tartışılıyor. Bu konudaki araştırmaların büyük bölümü saatlerin yılda iki kez değiştirilmesinin sağlık, güvenlik ve ekonomi açısından belirgin zararlar yarattığını gösteriyor.
Uygulamayı sağlığa etkisi açısından inceleyenler uzmanların öne çıkardığı hususlar şöyle:
• Mevsimsel saat değişimlerinin sirkadiyen ritmi (insanın 24 saatlik doğal biyolojik döngösü) bozduğunu, bunun da inme ve obezite riskini artırdığı ileri sürülüyor. Ayrıca kalıcı bir zaman dilimine geçmenin (özellikle kalıcı standart saat) daha sağlıklı olacağını vurgulanıyor.
• 36 ülkeyi kapsayan bir başka araştırmanın sonuçları ilkbaharda saatlerin ileri alınmasının kalp krizi ve trafik kazası riskini artırdığını, sonbaharda geri alınmanın ise bazı riskleri azalttığını ancak başka sorunlar yarattığını gösteriyor .
• ABD ve İsveç verilerine dayanan bir diğer çalışmaya göre saat değişimi kalp-damar hastalıkları, yaralanmalar, ruhsal bozukluklar ve bağışıklık sistemiyle ilgili sorunlarda artışa yol açıyor.
Yaz saati uygulamasının tarihsel gerekçesi enerji tasarrufuydu, ancak son yıllardaki araştırmaların sonuçları bu iddiayı desteklemiyor:
Yaz saati uygulamasının enerji tasarrufu sağlamıyor, aksine klima kullanımı ve ulaşım nedeniyle enerji tüketimi daha da artıyor. Ayrıca uygulamanın karbon emisyonlarını yükselttiği vurgulanıyor .
Bir diğer araştırma yaz saati uygulamasının uyku, fiziksel sağlık, stres ve ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını, bunun da ekonomiye kişi başı 750 euroyu aşan bir maliyet yükleyebileceğini gösteriyor.
Bazı uzmanlar ve özellikle perakende satış sektörü, açık hava etkinlikleri düzenleyenler ise yaz saati uygulamasını savunuyor. Ayrıca akşam saatlerinde daha fazla gün ışığı olması nedeniyle suç oranlarında azalma görüldüğü ve insanların dışarıda daha fazla zaman geçirmesi gibi olumlu etkiler söz konusu olduğuna dikkat çekiliyor.
Ancak uzmanların çoğunluğu yılda iki kez saat değiştirmenin hem sağlık, hem ekonomi ve hem de toplumsal düzen açısından sakıncalı buluyor ve özellikle “kış saati”ni esas alan kalıcı standart saatin en verimli seçenek olduğunu savunuyor. Yani Türkiye’nin 2016’dan beri yaptığı gibi kalıcı yaz saatine geçmek, saat değiştirmenin zararlarını ortadan kaldırıyor, ancak bu durum biyolojik saatle en uyumlu seçenek değil. (gk)
YENİ POSTA – TÜRKİYE