Avrupa’da savaş kızışıyor: Giden aktörler, gelen aktörler?

Avrupa’da savaş kızışıyor: Giden aktörler, gelen aktörler?
Yayınlama: 08.03.2024
Düzenleme: 08.03.2024 03:53
63
A+
A-

Alman Hava Kuvvetleri subayları arasında geçen Taurus seyir füzelerinin Ukrayna’ya olası teslimatları hakkında yapılan WebEx görüşmelerindeki yayınlanmış ses kayıtlarının yankıları sürüyor.

Bir yandan üst düzey Alman subaylarının Almanya’yı savaşın ortasına çekip bırakacak ses kayıtları, diğer yandan savaş ekonomisine geçmeye hazırlanan Avrupa Birliği öbür taraftan Savunma Bakanı Boris Pistorius’un yıllar önce askıya alınan zorunlu askerlik hizmetini yeniden hayata geçirme planları…

Artık barışın konuşulmadığı daha çok savaşa koşan bir Avrupa’da ses kayıtları skandalı ise savaş oyunları içinde oyun olduğunu gözler önüne seriyor.

İşte bu el yakan konu bu kez de Almanya’da federal basın toplantısının odağında yer aldı. Almanya’da yayınlanan siyasi analiz haber sitesi NachDenkSeiten yazarlarından Florian Warweg’in sorusu adeta ortalığı karıştırdı.

Gazeteci Warweg Federal Savunma Bakanı Boris Pistorius’un ses kaydının gerçekliğini teyit edip etmeyeceğini ve aynı zamanda bunu “dezenformasyon” olarak nitelendirip nitelendirmeyeceğini bilmek istedi. Warweg aynı zamanda Başbakan Olaf Scholz’un, üst düzey Alman subaylarının görüşmelerde söz ettiği Kerch Köprüsü’ne yönelik olası saldırısının , Alman halkının güvenliği açısından ne gibi etkilere ve sonuçlara yol açacağı konusunda tek bir düşünceye bile yer vermediği gerçeğini nasıl değerlendirdiğini de sordu. 

Ses kayıtlarının Rus gizli haber alma servisinin dinleme operasyonu olup olmadığı konusunda kanıtları da soran Warweg’in katıldığı basın konferasındaki tablo şöyleydi:

Warweg 3 Mart’ta Federal Savunma Bakanı Boris Pistorius bir basın toplantısında ses kaydının gerçekliğini teyit ettiğine ancak aynı zamanda bunun “melez bir dezenformasyon saldırısı” olduğunu da açıkladığına işaret etti. Savunma Bakanlığı (BMVg) basın sözcüsü Albay Arne Collatz ise basın konferansında çelişkili bir açıklama yaparak  Alman ordusu tarafından gerçek olduğu teyit edilen ses kaydının “dezenformasyon” olarak tanımlanamayacağını şöyle dile getirdi: 

“Öncelikle bunun bir sızıntı (leak olmadığını açıkça belirtmek isterim. “İçeriden dışarıya bilinçli olarak herhangi bir bilgi aktarılmadı, aksine Rusya’nın parçalama amacıyla gerçekleştirdiği bir dinleme operasyonu.”

Oysa sözcünün  “bunun bir Rus saldırısı” olduğu yönündeki açıklaması henüz kesin olarak kanıtlanmadı. Evet, konuşmayı bir Rus gazeteci yayınladı. Ancak Rus servislerinin kayıtlardan doğrudan sorumlu olup olmadığı hâlâ çözülmemiş bir bilmece olmaya devam ediyor. 

Öte yandan Alman haber dergisi Focus’ta 2 Mart tarihli bir makalede askeri uzman Albay ve  Siyasi-Askeri Toplum adlı kuruluşun Başkanı D. Ralph Thiele konuyla ilgili “Batılı devletler örneğin. Şansölye Scholz’un temkinli yaklaşımını baltalamak onların çıkarına olabilir. Mesela İngilizlerin de hakim olduğu hibrit savaşa üçüncü taraf dahil edildiğinde hiçbir şey ilk bakışta göründüğü gibi olmaz” sözlerine yer verdi.

Thiele, “aceleci bir değerlendirme” yapmadan önce son derece dikkatli olunması gerektiği uyarısını da yapmıştı.

RT yazarlarından Dagmar Henn ise “Alman Ordusu Sızıntısı: Gerçekten Kim Dinledi?” başlıklı makalesinde, hava kuvvetleri subaylarının WebEx konuşmaları ile ilgili Çin gizli servisi veya bilgisayar korsanları gibi diğer potansiyel seçeneklere ve aktörlere de işaret ediyor. 

Diğer taraftan Bild gazetesinin genel yayın yönetmen yardımcısı Paul Ronzheimer ile Almanya’nın Ukrayna’ya  Taurus seyir füzelerinin olası teslimatı ve Başbakan Olaf Scholz’un teslimata neden mesafeli durduğu yönünde  bir açıklama yapan Münih’teki Askeri Üniversite profesörlerinden Carlo Masala ise Putin’in, Alman politikacıların seks kasetlerini yayınlayabileceğini ve bunun onları şantaja karşı savunmasız hale getirebileceğini bildirdi.

ZORUNLU ASKERLİK HİZMETİ GERİ Mİ GELİYOR?

Öte yandan ağır silahlanma planları yapan ve savaşa hazırlanan Avrupa’nın ekonomik açıdan lokomotif ülkesi Almanya’da  zorunlu askerlik tartışmaları da başladı. 

Savunma Bakanı Boris Pistorius, 2025 yılına kadar zorunlu askerlik hizmetine ilişkin hükümetten bir karar istiyor. SPD’li siyasetçi  Pistorius Spiegel’e yaptığı açıklamada bu yasama döneminde “zorunlu askerlik hizmetine ilişkin yönlendirici bir karar” isterken 1 Nisan’a kadar, “tehditlere uyarlanmış, aynı zamanda kısa vadede ulusal dayanıklılığa ölçeklenebilir bir katkı sağlayan bir Alman askerlik hizmeti modeli için seçenekler” sunulmasını talep etti.

Almanya’da zorunlu askerlik hizmeti Mart 2011’den bu yana askıya alınsa da kaldırılmamıştı. Bununla beraber gerginlik veya savunma durumunda 60 yaşına kadar olan kişilerin dahi çağrılabileceği bir açık kapı da bıraılmıştı.

Bakan Pistorius’un talebi yerine gelirse 18 – 32 yaş arasındaki gençlerin yanı sıra önümüzdeki birkaç yıl içinde reşit olacak herkes bu karardan potansiyel olarak etkilenecek. 

Almanya’da 15-24 yaş arası gençlerin toplam nüfus içindeki oranı 2022’de yüzde 10’a kadar geriledi. Bu yaş grubundaki gençlerin sayısı, yaklaşık 83 milyonluk toplam nüfus içinde “iyi bir 8,3 milyon” olarak belirlendi.

SAVAŞ EKONOMİSİNE GEÇİŞE HAZIRLANAN AVRUPA

Öte yandan Avrupa savaş ekonomisine doğru ilerliyor.

Silah sanayisine yönelik yeni AB stratejisi, ABD’deki silah alımlarının azaltılmasını ve AB içinde önemli ölçüde daha fazla silah alımını öngörüyor. AB Komisyonu, şirketleri askeri siparişlere öncelik vermeye zorlayabilmeyi istiyor.

Yani AB Komisyonu, silah endüstrisine yönelik yeni bir stratejiyle, AB’deki silah ve mühimmat üretimini gelecekteki savaşlara uygun hale getirmek istiyor. Brüksel’de sunulan strateji, diğer hususların yanı sıra, askeri teçhizat üretimini Birlik dışından veya en azından müttefik olmayan devletlerden gelen tedariklerden bağımsız hale getirmeye yönelik adımları da içeriyor. Ayrıca, AB’de savunma teçhizatı alımlarının gözle görülür şekilde artırılması öngörülüyor. Son dönemde AB ülkelerinin silah ithalatının yalnızca yüzde 22’si Birliğin kendisinden, yüzde 63’ü ise ABD’den geldi. Komisyon, planlarını hayata geçirmek için yalnızca AB savunma sanayii ve tedarik zincirlerini “haritalamak” istemiyor, aynı zamanda bir kriz veya savaş durumunda üretimi öncelendirmek amacıyla üretime doğrudan müdahale edebilmek istiyor. Silah sanayisinden sorumlu bir AB komiserinin süreçlere eşlik etmesi ve kontrol etmesini isteyen Komisyon, Sanayi Komiseri Thierry Breton tarafından açıkça talep edilen savaş ekonomisinin eski unsurlarına geri dönmeyi arzuluyor.

Yeni Posta gazetesinin YouTube kanalında gazeteci yazar Osman Çutsay Avrupa’da kızışan savaş ve değişen aktörlere ilişkin Işın Ertürk’ün sorularını yanıtlıyor.

YENİ POSTA – FRANKFURT

FOTO: Olaf Kosinsky, CC BY-SA 3.0 DE https://creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0/de/deed.en, via Wikimedia Commons