Sadık Gürbüz’ün yarım asırlık sevdası ve kavgası Almanya sahnelerinde

Sadık Gürbüz’ün yarım asırlık sevdası ve kavgası Almanya sahnelerinde
Yayınlama: 22.10.2026
10
A+
A-

Emekten, özgürlükten yana şarkıları ve sevda türküleriyle Sadık Gürbüz, müzik yaşamının 50’nci yılını Frankfurt ve Köln’de sevenleriyle kutlayacak. Ali Asker’in özel konuk olarak katılacağı konserler, 24 ve 25 Ekim’de gerçekleştirilecek.

İlk albümü “Sevdasıyla Kavgasıyla Pir Sultan Abdal”dan bugüne elli yıl geçti. Sadık Gürbüz, bu yolculukta seslendirdiği türküleri, deyişleri, semahları ve çağdaş şairlerin dizelerinden bestelediği eserleri bu kez Almanya’daki dinleyicileri için söyleyecek.

50’nci sanat yılı konserlerinin ilk durağı 24 Ekim Cumartesi günü Frankfurt, ikincisi ise 25 Ekim Pazar günü Köln olacak. Her iki konserde halk ozanı Ali Asker de özel konuk olarak sahneye çıkacak.

TİYATRODAN MÜZİĞE UZANAN YOL

10 Nisan 1950’de Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesine bağlı Keçiköy’de doğan Gürbüz, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Ancak meslek yaşamını sanatla sürdürmeyi seçti.

1970’lerin başında Şehir Tiyatroları’nda oyunculuğa başladı. 1976’da siyasi nedenlerle görevine son verilince tiyatrodan ayrılmak zorunda kaldı. Aynı yıl yayımlanan ilk albümü, müzik yaşamının başlangıcı oldu.

Gürbüz, sonraki yıllarda tiyatro oyunları ve sinema filmleri için müzikler yaptı; film ve dizilerde oyuncu olarak da yer aldı.

TÜRKÜNÜN SESİNİ KORUYARAK

Gürbüz’ün müziğinde geleneksel halk müziği çalgılarıyla piyano, flüt, bas gitar ve keman yan yana duyulur. Düzenlemelerinde farklı seslere yer açarken türkü söyleme biçiminden uzaklaşmaz. Yarım asırlık repertuvarında sevda da vardır, emek de, toplumsal adaletsizliklere itiraz da.

Sanatçı kimliğiyle toplumsal sorumluluk arasındaki bağı, daha önce verdiği bir söyleşide şöyle anlatmıştı:

“Eğer kendinizi üreten ve emekçi sınıfına ait hissediyorsanız, toplumsal sorumluluk kaçınılmaz bir görevdir. Bir hukukçu nasıl kendi alanında kavga veriyorsa, sanatçı da kendi dalında mesajını iletir ve yaşadıklarını anlatır. Sanatçı, halkına karşı kendini borçlu hissettiği için bu yükümlülüğü üstlenir.”

Gürbüz, bu tutumun beraberinde getirdiği baskılara da dikkat çekmişti:

“Ancak toplumdan yana tavır koyup iktidarlara boyun eğmediğinizde ‘sakıncalı’ görülürsünüz ve üzerinizde yoğun baskı hissedersiniz. Sanatla uğraşan kişi ile gerçek sanatçı arasındaki ayrım da burada ortaya çıkar.”

Frankfurt ve Köln konserlerinde dinleyiciler, Gürbüz’ün elli yıldır sürdürdüğü bu müzik yolculuğunun şarkılarında yeniden buluşacak. (gk)

YENİ POSTA – FRANKFURT / KÖLN