Karaahmetoğlu’ndan Weidel’e: “Göndermek istediğiniz insanların yerini kim dolduracak?”

Karaahmetoğlu’ndan Weidel’e: “Göndermek istediğiniz insanların yerini kim dolduracak?”
Yayınlama: 29.08.2026
7
A+
A-

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel’in göç ve Suriyelilere ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Almanya’da 7 binden fazla Suriyeli doktorun görev yaptığını hatırlatan Karaahmetoğlu, “Weidel’e çok basit bir soru sormak gerekiyor: Bu insanları gönderdiğinizde yerlerini kim dolduracak?” dedi.

Almanya için Alternatif (AfD) Eş Genel Başkanı Alice Weidel’in ZDF’nin “Sommerinterview” programında Suriyeliler, Alman vatandaşlığı ve göç politikası hakkında yaptığı açıklamalar siyasette tartışılmaya devam ediyor.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Weidel’in Suriyelilerin Alman vatandaşlığına alınmasını sorgulamasına, göçü ağırlıklı olarak güvenlik sorunu üzerinden ele almasına ve Almanya’nın sınırlarını kapatarak Schengen’den çıkmasını savunmasına sert tepki gösterdi.

Karaahmetoğlu, AfD’nin söyleminin Almanya’nın ekonomik ve toplumsal gerçekleriyle örtüşmediğini belirterek şöyle konuştu:

“Alice Weidel yine milyonlarca insanı kökenleri üzerinden bir güvenlik sorununun parçası gibi gösteriyor. Oysa AfD’nin göndermek istediği insanların arasında bugün hastanelerimizde hayat kurtaran doktorlar, üretimde çalışan nitelikli işçiler ve sosyal güvenlik sistemimize prim ödeyen yüz binlerce insan var. İnsanları tek tek yaptıklarıyla değil, pasaportları ve kökenleriyle değerlendiren bu anlayış yalnızca ayrıştırıcı değil, aynı zamanda Almanya’nın gerçeklerine de aykırıdır.”

ALMANYA’DA 7 BİNDEN FAZLA SURİYELİ DOKTOR

Karaahmetoğlu, eleştirisini Almanya’daki Suriyelilerin işgücüne katkısını gösteren verilerle destekledi.

Federal Tabipler Birliği’nin verilerine göre Almanya’da 7 binden fazla Suriye vatandaşı doktor görev yapıyor. Suriyeliler, ülkedeki yabancı doktorlar arasında en büyük grubu oluşturuyor.

Federal Tabipler Birliği, yurt dışından doktor göçü olmaması halinde Almanya’daki doktor sayısının önümüzdeki yıllarda her yıl yaklaşık 2 bin kişi azalabileceğine de dikkat çekiyor.

İşgücü Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü’nün (IAB) verilerine göre ise sosyal sigortaya tabi çalışan Suriyelilerin yüzde 62’si sistem açısından kritik mesleklerde çalışıyor. Çalışan Suriyelilerin yaklaşık yüzde 75’i nitelikli işlerde görev yapıyor.

BU İNSANLARI GÖNDERDİĞİNİZDE YERLERİNİ KİM DOLDURACAK?”

Almanya’nın doktor ve nitelikli işgücü açığı yaşadığına işaret eden Karaahmetoğlu, AfD’nin göç politikasının ülkenin kendi ihtiyaçlarıyla çeliştiğini savundu:

“Weidel’e çok basit bir soru sormak gerekiyor: Bu insanları gönderdiğinizde yerlerini kim dolduracak? Bir hastanenin acil servisinde sizi tedavi eden Suriyeli doktoru, üretimde çalışan nitelikli işçiyi ya da her ay sosyal güvenlik sistemine prim ödeyen çalışanı görmezden gelip bütün bir topluluğu Almanya için sorunmuş gibi göstermek sorumlu siyaset değildir.”

Almanya’da nüfusun yaşlandığını, sağlık sistemi ve ekonominin ise nitelikli işgücüne ihtiyaç duyduğunu vurgulayan SPD’li milletvekili, göç politikasındaki sorunların ve suçla mücadelenin tartışılmasının gerekli olduğunu, ancak bunun göçmenlerin topluca suçla ilişkilendirilmesine dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

“Suç işleyen herkes hakkında hukuk devletinin kuralları uygulanmalıdır. Ancak suçla mücadele etmek başka, milyonlarca insanı kökenleri nedeniyle topluca zan altında bırakmak başkadır.”

“SİZ BURAYA AİT DEĞİLSİNİZ MESAJI VERİLİYOR”

Karaahmetoğlu, tartışmanın yalnızca Suriyelilerle sınırlı olmadığına da işaret etti. Almanya’da uzun yıllardır yaşayan, çalışan, vergi ve sosyal güvenlik primi ödeyen göçmenlerin sürekli uyrukları ve kökenleri üzerinden tartışmaya açılmasının toplumsal sonuçları olduğunu belirtti:

“Almanya’ya yıllarını vermiş, burada çalışan, çocuklarını burada büyüten, iyi derecede Almanca konuşan, vergi ve sosyal güvenlik primi ödeyen, hastanelerimizde insanları tedavi eden insanları sürekli olarak yalnızca uyrukları üzerinden hedef göstermek ve onlara ‘Siz buraya ait değilsiniz’ mesajı vermek ülkemizi daha güvenli ya da daha güçlü hale getirmez.”

“AFD KİMİN GİTMESİ GEREKTİĞİNİ ANLATIYOR”

Weidel’in çizgisinin Almanya’nın ihtiyaç duyduğu nitelikli insanları ülkeden uzaklaştırma riski taşıdığını savunan Karaahmetoğlu, AfD’nin göç tartışmasını sürekli “kim gitmeli?” sorusu üzerinden yürüttüğünü söyledi.

“AfD sürekli kimin bu ülkeden gitmesi gerektiğini anlatıyor. Bizim asıl konuşmamız gereken ise Almanya’nın geleceğini kimlerle birlikte kuracağımızdır.”

Karaahmetoğlu sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Bu ülkeyi ayakta tutan insanları kökenlerine göre hedef göstererek Almanya güçlenmez. Almanya’nın geleceği dışlamakta değil; çalışan, üreten, hukuka ve demokratik değerlere bağlı herkesle birlikte bu ülkeyi daha güçlü hale getirmektedir.”
YENİ POSTA- BERLİN